Genel Uygarlık Tarihi Ders Notları AÖF-Bahar Dönemi 2013

Ünite 1 Dünyanın Oluşumu,Eski Mezopotamya e Eskir MISIR Tarihi ve Uygarlıkları

Dünyanın Oluşumu ve İlk İnsan Türleri ile ilgili ders notları

Amacı : Dünya ve canlıların oluşumunu, ilk insan türlerini açıklamak.
Dünya 4.5 milyar yıl önce gaz ve toz bulutlarından meydana gelmiştir. Dünya üzerinde tek hücreli canlılar yaklaşık 3.6 milyar yıl önce,çok hücreli canlılar ise 1.7 milyar yıl önce ortaya çıkmıştır. Günümüzden yaklaşık 570 milyon yıl önce Birinci Zaman (Paleozoyik)’da bitkiler ve hayvanlar dünyada görülürler. ikinci Zaman’da (Mezozoyik), günümüzden 230 milyon yıl önce dinazorlar, 220 milyon yıl önce de memeliler görülmeye başlar. Bu dönemin sonlarında yaklaşık 65 milyon yıl önce dinazorların soyu tükenmiştir. Dördüncü zaman Pleistosen ve Holosen olmak üzere iki evrelidir. Günümüzden 2 milyon yıl kadar önce başlayan Pleistosen dönem 10 bin yıl öncesine kadar devam eder ve Paleolitik (EskiTaş) Çağ bu dönemde yaşanmıştır. Holosen dönem ise günümüzden 10 bin yıl önce başlar vegünümüzde de devam etmektedir. Bütün insan türleri Paleolitik Çağ’da görülmüştür. Alt Paleolitik Çağ’da (G.Ö. 2.500.000-200.000)homo habilis, homo rudolfensis, homo erectus, homo ergaster ve homo heidelbergensis; OrtaPaleolitik Çağ’da (G.Ö. 200.000-40.000) homoneanderthalensis ve homosapiens; Üst Paleolitik Çağ’da (G.Ö. 40.000-12.000) da homo sapiens türü insanlar görülmüşlerdir.

Eski Mezopotamya Tarihi ile ilgili ders notları

AMAÇ :Mezopotamya’nın coğrafi yapısını ve Eski Mezopotamya tarihini genel hatlarıyla kavramak.
Dicle (idiglat) ve Fırat (Purattu) nehirleri Mezopotamya’ya hayat verir. Eskiçağ’da Dicle ve Fırat, bugün denize döküldükleri noktadan 200 km daha içeride birbirlerinden ayrı olarak Basra Körfezi’ne dökülmekteydiler. Nehirlerin getirdiği alüvyon nedeniyle deniz dolmuş, nehirler yatak değiştirip birleşerek fiattülarap Nehri’ni oluşturmuşlardır. Zagros etekleri Paleolitik Çağ’dan itibaren insanların yaşadığı bir bölge olmuştur. Barda-Balka kamp alanı ve fianidar Mağarası Paleolitik Çağ insanlarının önemli yaşam alanlarıdır. Mezolitik ya da Epipaleolitik Çağ’ın özelliklerini gösteren kültürler Doğu Akdeniz kıyısında saptanan Kebara ve Natufyen kültürleridir. Hassuna, Samarra, Halaf ve Ubeyd Mezopotamya’nın Neolitik ve Kalkolitik Çağ’larındaki önemli kültürlerdir.

Bölgenin bir sonraki evresi Uruk Dönemi (MÖ.4000-3100) dir. MÖ. 3200’de rahipler, ekonomik kayıtların tutulması sırasında yazıyı geliştirmişlerdir. Mezopotamya’nın tarihi dönemleri Sümerler ile başlar ve sırasıyla, Erken Hanedanlar Dönemi (MÖ. 2900-2350), Akkadlar (MÖ. 2350-2150), Yeni Sümer Dönemi (III. Ur Sülalesi) (MÖ. 2112-2000), Assurlular ve Babilliler, Kassitler, Assur ve Urartu Krallıkları, Yeni Babil Devleti (MÖ. 612- 539) birbirini takip eder. Mezopotamya, MÖ. 539-331 tarihleri arasında Pers Devleti’nin bir parçası olmuştur. Daha sonra bir süre ‹skender ‹mparatorluğu’nun, Büyük ‹skender’in MÖ. 323 yılında ölümünden sonra Selevkosların eline geçmiştir. Romalılar, Mezopotamya’nın kuzeybatı bölümünü kısa bir süre (MS. 115-117) egemenlikleri altına almışlardır. MS. 226-640 tarihleri arasında Sasaniler, son olarak da MS. 640’larda Araplar Mezopotamya’ya hâkim olmuşlardır.

 Eski Mezopotamya Uygarlığı ile ilgili ders notları

AMAÇ :Eski Mezopotamya’nın devlet yönetimini, hukukunu ve dinini açıklamak.
Devlet Yönetimi: Sümerlerde yönetimle ilgili En (Bey), Ensi (Vali) ve Lugal (Kral) gibi unvanlar karşımıza çıkmaktadır. Akkad egemenliğinde merkezî krallık yönetimi görülür. Akkadlar devletlerini merkezî sistemle yöneterek bütün dünyayı yönetme düşüncesini geliştirmişlerdir. Daha sonraki Yeni Assur Devleti ve Pers Dönemi kralları da ülkelerini mutlak monarşi sistemiyle yö-
netmişler, ülkelerinin topraklarını eyaletlere bölerek başlarına valiler atamışlardır.
Hukuk: Sümerlerde adaletin koruyucusu olarak Güneş tanrısını (UTU) kutlamaktaydılar. Adaletin yeryüzündeki temsilcisi hâkimlerdi. En büyük hâkim, başyargıç ise kraldı. Fakat onun mahkemede bulunamadığı hâllerde, kralın vekilleri olarak Sukkaller davalara bakarlardı. Mahkemeler tapınağın veya şehrin kapısında yapılırdı.
Mezopotamya’da bugüne kadar bulunan kanunlar yazılış sırasına göre şunlardır:
I. Sümerce Yazılı Kanunlar:
a) Urukagina Kanunu
b) Ur-Nammu Kanunu
c) Ana ittişu Kanunu
d) Lipit-iştar Kanunu

II. Akkadca Yazılı Kanunlar:
a) Eşnunna Kanunu
b) Hammurabi Kanunu
c) Orta Assur Kanunları
Din: Mezopotamya’da çok tanrılı bir din anlayışı hâkimdi. Sümerlerde her şehrin bir tanrısı vardı.
Uruk’ta inanna, Ur’da Nanna, Lagaş’ta Ningirsu, Nippur’da Enlil, Babil’de Marduk ve Assur’da Assur gibi. Tanrıların tapınak-ev anlamına gelen zigguratların altında yaşadığına inanılırdı. Zigguratlar tanrıların evi olması yanında yazıcı okulu, kütüphane ve arşiv işlevlerini de görmekteydi

Devamı gelecek

İnsan ve Toplum Ders Notları Bahar Dönemi Ara Sınav AÖF

İNSAN ve TOPLUM
1.ÜNİTE
Toplumsal Grup :
• Üyeleri arasında etkileşim olan, ortak amaç ve çıkarlara sahip, belirlenen değer ve normları paylaşan insanların birlikteliğini ifade eder
• Bir topluluğun grup olabilmesi için gereken en temel koşul, grup üyeleri arasında etkileşimin olmasıdır
• Hem sosyal psikolojinin hem sosyolojinin çalışma konusudur.
Toplumsal Gruplar Neden Çalışma Alanı Olurlar :
• Toplumsal Gruplar, toplumsal bir olgudur.Aynı zamanda toplumu yansıtmaktadırlar.
• Toplumsal Grup araştırmaları toplumsal uygulamalar için önem taşır.
Toplumsal Grupların Özellikleri
• Grubun tanınması : Toplumsal Grup hem üyeleri hem de başkaları tarafından tanınması gerekir
• Grup Üyelerinin rolü ve statüsü : Gruba katılan her üye, diğer üyelerin konumlarıyla ilişkili olarak belirli bir rol ya da statüye sahip olmalıdır.
• Grup üyelerinin Rolü : Her üye kendi toplumsal rolünü oynar.
• Grubun Sürekliliği : Grupların sürekliliği bakımından karşılıklı ilişkiler önemlidir.Birlikte ve karşılıklı olmalıdır.
• Grup Normları : Gruplar davranış normlarına sahiptir. Üyeler neleri yapıp neleri yapmayacaklarını bilmelidir.
• Ortak ilgiler ve değerler : Grup üyeleri ortak ilgileri ve değerleri paylaşırlar
• Grubun Toplumsal Hedefleri : Grup eyleminin yöneldiği, toplumsal hedeflerin yani , amaçların bulunması gerekir.
• Coğrafi / Mekansal Yakınlık : Grup yaşamın sürdürülebilmesinde temel unsur mekandır.
TOPLUMSAL GRUP ÇALIŞMALARININ TARİHİ : 
• Toplumsal Gruplar üzerinde çalışmalar 20.yy ilk yarısından itibaren gelişmeye başlamıştır.
Georg Simmel :
• Bu konuda ilk çalışmayı, Bölünme, otorite, saygınlık , ve itaat konuları üzerinde yaptı. Grupları büyüklüklerine göre inceleme yaptı.
• Çatışma kuramına yer vermiştir. Üye sayısının grup sürecini nasıl etkileyebileceği araştırmıştır.
Charles H.Cooley
• Toplumsal düzenin doğasıyla ilgilenmiştir. Ayna Benlik kavramını geliştirmiştir.
TOPLUMSAL GRUP ÇEŞİTLERİ 
1- Birincil Grup :
• Bu kavram ilk kez Charles Horton Cooley tarafından kullanılmıştır. Yakın, yüz yüze ilişkiler kuran ve dayanışmanın hakim olduğu gruplar tanımlanmaktadır. Yani Aile, arkadaş ve benzeri gruplar gibi belirli davranış normlarına ve ortak toplumsal değerlere bağlı gruplar olarak tanımlanmaktadır.
• Birincil Gruplar, Aile, arkadaşlar, komşular, akrabalar dır.
• Kişilerin en erken deneyimlerinin oluştuğu birincil grup ailedir.
2- İkincil Grup :
• Bireyin gönüllü ve belli bir amaca yönelik olarak, genellikle bir anlaşma aracılığıyla katıldığı gruplardır. Bu grup ilişkileri yasa ve kanunlarla düzenlenmiştir.
• Üyeler arasındaki karşılıklı yükümlülükler ve haklar yazılı yasalarla yönetmeliklerle ve kurallarla belirlenmiştir.
• Bu grup Dernekler, Şirketler, Siyasi Partiler , Bankalar, Sendikalar dır.
İç Grup ve Dış Grup :
• Bu kavramları ilk kullanan William Graham Simmel dir. İnsanların kendi grupları olarak tanımladığı İç Gruplar ve Karşıt ya da rekabet halinde oldukları Dış Gruplar arasındaki ayrım üzerinde durmuştur
Referans Grupları
• Bireyin kendi durumunu ve davranışlarını karşılaştırmak ve kıyaslamak için yaptığı gruptur. Referans Grubu kavramını ilk kez Herbert Hyman tarafından kullanılmıştır.
İnternet Toplulukları Sanal Cemaatler
• Howard Rheingold tarafından Sanal Cemaatler isimli kitap yazılmıştır.
Azınlık Grupları :
• Azınlık Grupları, fiziksel kültürel veya diğer özelliklerinden dolayı baskıya uğrayan, farklı ve eşitsiz davranışlara maruz kalan toplumsal gruplardır.
TOPLUMSAL GRUP YAPISININ GENEL NİTELİKLERİ
Grup Üyeliği :
Liderlik : 3 tür vardır.
• Demokratik Lider : Kararların grup katılımıyla alınmasını sağlayan lider tipidir en başarılı liderdir.
• Otoriter Lider : Kararları kendisi veren, işbölümünü kendisi belirleyen ve eleştirilerinde kişisel hedef alan liderdir. Acil durumlarda karar verilmesi bakımından önemlidir.
• İlgisiz Lider : Grubu tamamen özgür bırakan, işe hiç karışmayan lider tipidir
TOPLUMSAL GRUBA YÖNELİK KURAMLAR
Ferdinand Tönnies Gemeinschaft ve Gessellcshaft :
• Cemaat sosyolojisinin kurucuları arasındadır. Cemaat / Topluluk ve toplum kavramlarını sosyolojik analizin bir parçası olarak kullanmıştır.
• Cemaat / Toplum ilişkilerini Gemenischaft kavramı ile tanımlamıştır.
Gemenischaft kavramı
• Modern endüstri öncesi toplumlarda görülen insanlar arasında duygusal bağların kurulduğu, kişisel, yakın olan, süreklilik taşıyan ilişkilerin bulunduğu cemaat ya da topluluk anlamında kullanılmaktadır.
Georg Simmel : Toplumsal Etkileşim :
• Toplum, kendi üyeleri üzerinde hakimiyet kurduğu nesnel bir sistem olarak tanımlar
• Pozitivst bir yaklaşımı reddeder. Bireyler arasındaki karmakarışık ilişkiler ve etkileşimler ağı olarak tanımlar.
• Toplum, belirli bir kültür ya da çevrede yaşayan grupların, gündelik yaşamlarından ve toplumsal etkileşimlerinden bağımsız olmadığını savunur.
• Formel Sosyoloji kavramını kullanmıştır. Yani, Toplumsal yaşam geometrisi sunmayı amaçlayan bir sosyoloji dalıdır.
• Birincil ve ikincil grup özellikleri benzer bir şekilde küçük ve büyük grup ayrımı yapmaktadır.
Charles Horton Cooley : Birincil Gruplar
• Toplum ve birey ile beden ve zihin ikiliklerinin ortadan kaldırmaya çalışmıştır. İşlevsel ve organik bütünler olarak kavramsallaştırmıştır.
• Sosyal bilimlerin temelinde yatan sorun, birey ile toplumsal düzen arasındaki karşılıklı ilişki olduğunu savunur.
• Birey ve toplum birbirinden ayrılmaz bir bütündür
• Ayna Benlik kavramını geliştirmiştir. Yani, Bireyin kendi benliğini , başkalarının ona yönelik davranışları, eylemleri ve tepkileri temelinde algılama sürecini ifade etmektedir.
• Bir diğer geliştirdiği kavram Birincil Gruptur. Aile arkadaş ve oyun grupları gibi birincil gruplarda yakın, samimi yüz yüze ve kişisel ilişkiler yer alır.
Ünite Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Etkileşim, Mekansal Yakınlık, Ortak Değerler, Süreklilik Toplumsal Grup özellikleridir. Dışlanma bu özelliklerin içinde yer almaz
• Birincil Grup kavramını ilk kez kullanan C.H.Cooley dir
• Bireyin davranışlarını ve durumunu değerlendirmek amacıyla karşılaştırma yaptığı gruba Referans Grup denir
• İş bölümünün özgür bırakılması Demokratik Liderin özelliklerindendir
• Gemeinschaft ( Cemaat / Topluluk ) ve Gessellschaft ( toplum ) kavram çiftini geliştiren teoriysen, F.Tönnies dir.
• Bireylerin kendi gruplarıyla rekabet halinde olan ya da karşıt olarak gördükleri gruplara Dış Grup denir
• Formel Sosyoloji olarak bilinen sosyolojik analiz yaklaşımı G.Simmele aittir
• İç ve dış grup kavramları, Etnosentrizm ile ile yakından ilişkilidir
• Grup ta bir kişinin, kendisinden güçlü başka birisinin emrini yerine getirmeye İtaat denir .
• Referans Grubu kavramını geliştiren teoriysen H.Hyman dır .

İNSAN VE TOPLUM
2.ÜNİTE
MEDYA , KİTLE İLETİŞİMİ VE TOPLUM
• Kitle iletişim araçları ya da medya dediğimizde kitaplar, gazeteler, dergiler, broşürler, billboardlar, telefon,, cep telefonu, VCD, DVD, radyo, sinema, televizyon, internet gibi iletişim araçları söz konusudur.
• Kitle iletişim araştırmaları 20.yy ilk çeyreğinde ortaya çıkmıştır. İlk çıkışında bugüne kadar 3 dönem söylenebilir.
o 1 Dönem , 20 yy. başından 1940’a kadar iki büyük dünya savaşı yılları arası
o 2.Dönem , 1940 – 60’lı yılları kapsar.
o 3.Dönem , 1960’lar sonunda günümüze kadar ki dönem .
Yoğunlaşma :
• Medya kuruluşlarını belli kişi ya da grupların elinde toplanması durumudur.
Tekelleşme :
• Bir ya da birkaç kuruluşun zaman zaman aralarında gizli yada açık anlaşmalar yaparak pazarda egemenlik kurmasıdır.
Referans Çerçevesi :
• Mesajların doğrudan anlattıkları şeyler değil,de kendilerini anlamlı kılan gizli varsayımları kastedilmektedir.
MEDYA TEORİSİ : KISA BİR TARİHÇE
• Modernizenin getirilerinden biri de kitle iletişimidir.
• 1890 ve 1920 yılları arasında yüksek tirajlı gazeteler, sinema ve radyo yaygınlaşmıştır.
• Bilimsel araştırmanın bir uzmanlık alanı olarak kitle iletişim veya medya araştırmaları yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya çıkmıştır.
Propaganda Analizi ve Harold LAswell:
• Laswell iletişim araçlarının halkı yönlendirmedeki propaganda aracı olarak kullandığını belirtir.
“Sınırlı Etkiler” Yaklaşımı :
• Bu yaklaşım 1940-1960 yıllarını kapsayan 2. Döneme damgasını vurmuştur.
• Bu dönemin kurucu ismi Paul Lazarsfeld dir.
MEDYA : FARKLI TEORİK YAKLAŞIMLAR
İşlevselcilik :
• Kökü Durkheim e kadar uzanır. Toplumu canlılara ve toplumu oluşturan birimleri de canlıların organlarına benzetir .
• Toplumum sağlığı için bütün organlarının düzgün ve uyumlu şekilde çalışması gerekmektedir.
Kullanımlar ve Doyumlar Yaklaşımı :
• Bu yaklaşımı Elihu Katz geliştirmiştir .Medyanın insanlara ne yaptığı değil, insanların medyayı ne amaçla kullandığına bakılması gerektiğini savunmuştur.
• Medyayı bazı izleyiciler ihtiyaçlarının tatmin etmek amacıyla kullanmaktadır.
Çoğulcu Yaklaşım :
• Batı toplumlarda güç iktidar, hiçbiri tek başına hakim olamayan çeşitli grupların elindedir. Gruplar arasında rekabet vardır Devlet de bu ortamda hakem rolünü üstlenir .
• İzleyiciler pasif alıcılar değil, medya içeriklerini aktif yorumlayabilen, tercihleri ile medya kurumları üzerinde etkili olabilenler olarak görülür.
• Liberal / Çoğulcu iletişim paradigması medya kurumlarının temel felsefesini, profesyonel meslek ilkelerini belirlemektedir.
Liberal- Çoğulcu Yaklaşım ve Haber Medyası :
• Haber medya kurumları toplumsal gerçekliğin aynasıdır. Medya toplumda yasama yürütme yargı dan sonra 4.güçtür .
• Medyanın iki görevi vardır, Kamu yani halk adına gözetim yapma ve serbest düşünce pazarı oluşturmaktır.
• Medya kurumları üzerinde devlet sansürü olmamalıdır. Medya yayınları tarafsız ve nesnel olmalıdır.
Marksizm :
• Kapitalist sınıf, her türlü enformasyon ve bilginin üretim ve dağıtımını kontrol altına almıştır Toplumu kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmiştir.
Çağdaş Eleştirel Yaklaşım :
Althusser :
• Polis asker gibi doğrudan ve şiddet kullanarak müdahalede bulunabilecek silahlı unsurlar devletin Baskı Aygıtlarıdır.
• Eğitim din, ve medya gibi kurumlar da devletin İdeolojik Aygıtlarıdır.
Roland Barthes :
• Üretimde medyanın oynadığı rolü anlatmıştır , Dil bilimci Saussure den etkilenmiştir. Düşünme biçimlerinin nasıl mitler haline dönüşerek doğallaştığını yazmıştır.
Michael Foucault :
• Söylem kavramını kullanmıştır. Post yapısalcı bir düşünürdür. İktidar tek bir kesimin elinde değil, herkesi kapsar görüşünü savunur.
Antoino Gramsi :
• Hegemonya teorisi bulunur.
Stuart Hall ya da Biritanya Kültürel Çalışmalar Okulu :
• Bu okulun uzun zama direktörlüğünü yapan isim Stuart Hall dır. İnşacı – Dil / Temsil Modeline dayanır.

Post Modern Yaklaşım :
Jean Baudrilland :
• Medyanın imge , gösterge ve gerçeklik arasındaki farkı silikleştirici bir rol oynadığını vurgular.
Marshall Mcluhan :
• Medya teknolojilerinin toplumların gelişimlerinde nasıl ve ne ölçüde rol oynadığı sorusu ile ilgilenmiştir.
Feminist Yaklaşım :
• Medya da kadınların eksik ve sorunlu temsil edilmesi temel eleştiri alanıdır.
MEDYANIN SAHİPLİK YAPISI VE ÜRETİM SÜRECİ :
Yanlış Bilinç :
• Hakikati gizleyen böylece bireyin kendi gerçekliği hakkında yanılma ya da yanıltılması sağlayan düşünme ve gerçekliği anlama biçimidir
Herman ve Chomsky :
• Propaganda Modeli olarak tanımlar, özel mülkiyet altındaki medya kurumlarının sınıf tahakkümünün araçları olarak nitelendirirler
Eleştirel Ekonomi-Politik Yaklaşım ya da Medyanın Ekonomi-Politiği :
Ekonomi Politik Yaklaşım :
• Medyanın arkasındaki ekonomik çıkarlar ve kapitalist dinamikler ihmal edilerek analiz edilemeyeceğini vurgular
• Peter Golding ve Graham Murdock bu yaklaşımın temsilcileridir.
Deregülasyon : Kuralların Kaldırılması
• 1970’lerden itibaren kamu yayıncılığı tekelinin ortadan kalkması özet radyo televizyon yayıncılığının yakınlaşması yönünde kuralların değiştirilmesi süreci anlatmak için kullanılmaktadır
Infotainment Olgusu :
• Bilgi yarışmaları, talk Showlar , Hobi Programları, spor magazin proğramları gibi proğramların yanısırı yakın zamanlarda eğlence öğelerini öne çıkaran haber proğramlarının tanımlanmasında kullanılan bir sözcüktür.
Reklamcılığın / Reklam Verenlerin Gücü, Paranın Sansürü :
• Medyanın en önemli gelir kaynağı reklamdır. Reklamcıların hedefi herkese ulaşmak değil esas olarak satın alma gücüne sahip olan orta sınıf ve üstü kitleye ulaşmaktadır.
• Medya, artık tüketicinin ilgisine göre değil reklamcıların gereksinimleri göre şekillenmektedir
Reklamcılığın reklam verenlerin gücü, paranın sansürü
• Medyanın sahipliği konusundaki gibi buna da benzer tutum söz konusudur. Eleştirel bakanlar piyasanın egemenliğini liberal bakanlar ise çeşitliliğin avantajı halini ön plana çıkartmaktadırlar.
Medya ve küreselleşme
• Kitle iletişim araçları küreselleşme ideolojisinin yeniden üretiminde belirleyici bir rol oynamaktadır. 1980’lerin başlarından itibaren yeni iletişim teknolojilerindeki radikal değişimle birlikte bezersiz gelişmeler yaşanmaktadır. Uygun internet ve dijital iletişim araçları gibi yeni iletişim teknolojileri zaman ve mekan algısını değiştirmiştir Yeni iletişim teknolojileri sayesinde dünya fiziksel olarak olmasa da algısal olarak daha önce hiç olmadığı kadar küçükmüş durumdadır.
Medya ve küreselleşme
• Küreselleşme ve medya ilişkilerinde olumlu ve olumsuz bakan farklı görüşler merbuttur kültürel emperyalizmi dilendirenler medyanın kültürü ve medya devlilerinin kontrolünde olduğunu dile getiriler yerel kültürlerin yok edildiğini belirtir.
İnternet
• İnternet sadece bir iletişim aracı değil aynı zamanda bir kültür siyaset ve ekonomik alan olarak her geçen gün yeni boyut ve anlam kazanmaktadır. Yeni kimlikleri yeni ilişkileri ve sanal cemaatleri ve yeni sosyalleşme biçimlerini gündeme getirmektedir.
Ünite Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Kitle İletişim Araçlarının ortaya çıktığı ilk dönemin isimlerinden Harold Laswell dir.
• Kitle İletişim Araştırmalarının 2.dönemine damga vuran yaklaşım Sınırlı Etkiler Yaklaşımı dır.
• Robert Merton İşlevselci Yaklaşımın önemli isimlerindendir
• Medya kurumlarının profesyonel meslek ilkelerini belirlemekte olan Yaklaşım Liberal / Çoğulcu Yaklaşımdır
• Medyanın bir ideolojiyi insanlara kabul ettirmede göstergelerin, simgelerin ve mitlerin kullanımının büyük bir önemi olduğunu belirten Roland Barthes dir
• Eleştirel Medya Çalışmalarının kullandığı Gramsinin Teorisi Hegemonya dır
• Marks a göre, hakikati gizleyerek bireyin kendi gerçekliği hakkında yanılma ya da yanıltılmasını sağlayan düşünme ve gerçekliği anlama biçimine Yanlış Bilinçlilik denir
• Peter Golding Ekonomi Politik Yaklaşımın önemli isimlerindendir
• Az Gelişmiş ülkeler için modern değerlerin ve yapıların taşıyıcılığını yapma rolünü medyaya vermiş olan Teori Modernleşme dir
• İnternet Yeni İletişim ve Enformasyon Teknolojilerindendir

İNSAN VE TOPLUM
3.ÜNİTE
KENTLEŞME :
• Toplumsal açıdan bir örnek olmayan insanların göreli olarak geniş bir alanda, yoğun bir biçimde ve sürekli olarak birlikte bir yere yerleşmiş bulunması biçimidir.
• Kent sayısının ve kentlerde yaşayanların artmasıdır
• Salt nüfusun mekanda yer değiştirmesini aşan, ekonomik, toplumsal ve kültürel bir dizi değişim sürecine işaret etmekte ve bu süreç ekonomik politik toplumsal ve kültürel düzeylerde bir dizi çarpıcı değişimle yaşanmaktadır.
Kentlileşme :
• Kent kültürüne ait değer, davranış ve tutumların benimsenmesi olarak tanımlanır
Kentlerin Kökeni :
• Yeterli arkeolojik kazının olmayışı, Antik kentler hakkında bilginin azlığı ,Eski kentleşmelere ait yazılı kaynakların bulunmaması, nedeniyle kentlerin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı konusunda kesin bilgi yoktur.
• Begel ‘e göre ilk kentler Maden Çağında ortaya çıkmıştır.
• İlk kentlerin varlığının sürdürmelerini sağlayan , Ekonomik Etkenler, Tekerlek, dingil, pulluk, [bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.]lurji, Toprağın işlenmesi ve hayvanların evcilleştirilmesidir.
SANAYİ ÖNCESİ KENTLER
• Ekolojik Örgütlenme, Nüfusu az, sokakları dar, mahalle ve sokakları etnik temelli toplumsal farklılaşmayı yansıtmaktadır.
• Batı ve Batılı olmayan toplumlarda sanayi öncesi kentlerin ekolojik, ekonomik ve toplumsal örgütlenme biçimlerinin temel özelliklerini ilk defa Sjoberg tarafından ele alınmıştır.
• Ekonomi de uzmanlaşma ve farklılaşma çok düşüktür. Ağırlık ve ölçü birimi yoktur.Muhasebe ve kredi sisteminin gelişkin olmaması, alışverişin pazarlık yoluyla gerçekleştirilmesi ekonominin akılcılığa dayanmadığını gösterir.
• Toplumsal Örgütlenme, Katı sınıfsal tabakalaşma sistemine sahiptir,Statü farklılıkları bireysel özellik konuşulan dil, kıyafet, etnik, bir gruba ve mesleğe dahil olma, yaş cinsiyet ve toplumsal sınıfa alt olma özellikleriyle belirginleşmiştir.
• Tabakalaşma sisteminin en üstünde yer alan seçkinler kentin yönetim, din ve eğitim ile ilgili kurumlarında yer alır.
SANAYİ KENTİ :
• Kentlerin değişimi Sanayi Devrimiyle başlar. Kentlerin sanayi endüstri üretimine dayanmaktadır.
• Sanayi şehrinin değişimi etkileyen iki temel faktör vardır Bunlardan ilki endüstriyel ekonominin refah seviyesinin yükselmesi üzerine olumlu etki, ikincisi ise kentlerde oluşan reform hareketlerinin yükselmesidir
• Gelişmiş ülkelerin Sanayi Kentlerinde mekansal düzeyde görülen en önemli değişimlerden biri de Banliyoleşmedir , Yani, Geçimleri kent merkezine bağımlı konforlu ve orta sınıf tarzını ifade eden lüks küçük konutlardan oluşmuş alanlardır.
• Banliyöleşme ile özel konut sahipliğinde artış olmuştur.
MODERN KENTLERİN AÇIKLAYAN YAKLAŞIMLAR

Chicago Okulu : Sosyal Ekolojik Yaklaşım

1- Robert Ezra Park ( 1864-1944 )
• Sosyal Ekolojik Yaklaşımın ilk kurucusudur. Temel konusu Chicago nun kentsel büyüme şekli ve şehrin farklı bölgelerinde bulunan farklı alt kültürlerin gelişimdir.
• Kent Hayatı Biyotik ve Kültürel olmak üzere iki düzeyde örgütlenmiştir. Biyotik Düzeyinde Konut, mahalle, alışveriş merkezleri, iş ve ticari gibi alanlar bulunur. Kültürel Düzeyde ise biyotik düzey üzerine kurulan değer, norm, örf ve adetler temelinde gelişen yapılar bulunur.
2- Roderick D.Mckenzie :
• Kentsel büyümeyi ortak merkezli halkalar ile ifade ettiler. birey grup ya da firmalar kent mekanında yer edinebilmek için mücadele etmektedirler.
3- Ernest Burgess ( 1866-1966 )
• Ortak merkezli bölge modeli ile kentin büyüme modelini analiz etmiştir . 5 Daireye ayırmıştır.
o 1.Daire de yaşayanlar : İş ve ticaret merkezleri,
o 2.Daire de yaşayanlar : nüfus ve arazi kullanımının çok yaygın olduğu bölgelerdir.
o 3.Daire de yaşayanlar : İşçilerin oturduğu yerler
o 4.Daire de yaşayanlar : Üst sınıfların oturduğu yerler
o 5.,Daire de yaşayanlar : Yöre kentler diye bilinen Banliyolar dır.
4-Louis Wirth ( 1897-1952 )
• Kentin ne olduğu üzerinde durmuştur. Açıklamak istediği bağımlı değişkendir.
• Nüfusun büyüklüğü, nüfusun yoğunluğu, Nüfusun çeşitliliği bir yaşam biçimi olarak kentleşmeyi anlamak için kullandığı bağımsız değişkenlerdir

Ekonomi Politik Yaklaşım :
1- Henry Lefebre ( 1901-1991 )
• Kent analizinde Sermaye yatırımı, kar, rant, ücret, sınıf sömürüsü ve eşitsiz gelişimi kullanmıştır.
• Kentleşmeyi 5 boyutta ele almıştır.
• Kapitalist toplumda kent mekanı somut ve soyut olmak üzere ikili bir işleve sahiptir
2- Manuel Castells ( 1942 – ? )
• Emeğin yeniden çalışabilmesi için ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir. Bireyin yaşaması ve çalışabilmesi için temel ihtiyaçlarının giderilmesi gerekmektedir.
• Devlet çalışanlar yani emekçiler ile girişimçiler yani sermaye sahipleri arasındaki çelişkileri çözmek için aracılık eder
3- David Harvey ( 1935 – ? )
• Kapitalist sistemin adeletsizliğinden şikayet eder. Modern kentlerin büyümesi kapitalistlerin karlarını azamiye çıkarmak istemsinin tarihidir.
TÜRKİYE NİN KENTLEŞME DENEYİMİ :
• 3 Dönem de ele alınır.. 1923-1950 arası birinci dönem, 1950-1980 arası ikinci dönem , 1980 sonrası ise üçüncü dönem
• 1.Dönem ulus devlet olma sürecidir. Yani Ankara nın başkent olması, yurdun demiryolları ile donatılması, fabrikaların kurulması gibi.
• 2.Dönem ise kentleşme hızının yüksek olduğu dönemdir. En önemli olay ise iç göçlerdir. Sanayileşmenin artması, traktör sayısının artması, tarımsal verimliliğin artmasına neden olmuştur. Göçler nedeniyle göç edenler kentlerden konut sorunu ve iş bulamama gibi iki temel sorunla karşılaşmışlardır.
• 3.Dönem de ise Kentleşmenin doygunluğa ulaştığı dönemdir. Nüfus hareketliliğinin başlıca nedenlerinden birisi zorunlu göçtür. Kırdan kente göçün yanı sıra kentten kente göç de başlamıştır. Bunun sonucunda
o Yatırım alanları genişlemiş, Alt yapı ve telekominikasyon yatırımlarına öncelik verildi, Turizm yatırımlarında teşvik verildi. Dinlenme faaliyetleri geliştirildi. Seracılık yaygınlaştırıldı. Toplu konut yasalarıyla konut sorunu çözülmeye başlandı. Gecekondu niteliği değiştirildi,1984 yılında gecekondu affı ile kat çıkma izni verildi. Buda apartmanlaşmaya gecişi hızlandırdı.
DÜNYA KENTİ
• Dünya kenti kavramı 1980 sonrası mal ve hizmet ve sermaye akışının uluslar arası ölçekte hızlandığı bir dönemdir
Friedman a göre Dünya Kenti Özellikleri :
• Finansal hareketlerin yoğunlaştı bir yerdir. Çok uluslu şirketlerin yönetim merkezlerinin yoğunlaşma oranı yüksektir
• Uluslar arası kurumların yoğunlaştığı yerdir. Önemli kabul edilen ürünlerin yoğunlaşma düzeyinin fazla olduğu yerdir.
• Ulaşım ağı açısından önemli bir konuma sahiptir
Ünite Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• İlk kentler Maden çağında oluşmuştur.
• Sanayi Öncesi Kentlerin toplumsal örgütlenmesinde Sanayi Öncesi Kentlerin katı sınıfsal tabakalaşma sistemine sahiptir.
• Kentin çevresinde banliyölerin oluşması Sanayi Kentini ayıran özelliklerdendir.
• Robert Parkın Kentleşme sürecini anlattığı Kavram, Biyotik ve Kültürel Düzey dir
• Ekonomik Politik Yaklaşımın Kentleşme sürecine bakışı Sermaye Birikim Süreçleri ile ifade edilir.
• Henry Lefebre nin Soyut Mekan Kavramını en iyi açıklayan ifade ‘ Mekanın bir mal gibi alınıp satılarak üzerinden kar elde edilmesidir.
• Manuel Castells in Kent Olgusunu açıklarken kullandığı temel Kavram Ortak Tüketim dir.
• Kırsal Alanlardan Kentlere Yoğun Göç olması, Türkiyenin 1950-1980 arası kentleşme özelliklerindendir.
• Türkiyenin 1923-1950 arası Kentleşme Sürecinin özellikleri, Fabrikaların Anadolu Kentlerine kurulması, Ankaranın Başkent olması, Ülkeye demiryolu ağlarının yapılması , Ulus Devlet olma süreci dir.
• Dünya Kenti Özellikleri, Finansal Hareketlerin yoğunlaştığı yerlerdir, Dünya Ekonomisinin kontrol, denetim ve idare merkezleridir. Çok uluslu şirketlerin yönetim merkezlerinin yoğunlaştığı yerlerdir, uluslar arası Kurumların yoğunlaştığı yerlerdir.
İNSAN VE TOPLUM
4.ÜNİTE
ÇEVRE ve TOPLUM
KÜRESEL ÇEVRE SORUNLARI
• Asit Yağmurları : Su ve toprak kirlenir, böcek ve deniz canlılarını öldürür, binalara zarar verir. Ana karnında bebek
ölümlerine ve kanser türü hastalıklara yol açar.
• Hava Kirliliği : Hastalık ve ölüme yol açar
• Su Kirliliği :
• Toprak Kaybı ve Toprak Kalitesinde Azalma :
• İklim Değişiklikleri : ortalama hava sıcaklıklarında olan değişikliklerdir. Buzulların erimesi gibi,
• Küresel Isınma : Yeryüzünde ve okyanuslarda hava sıcaklığının artmasıdır. Başlıca nedeni insan aktivitelerinden
kaynaklanan gazların oluşturduğu sera etkisidir.
• Sera Etkisi : Başlıca gazlar ,Karbondioksit, [bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.]n, kloroflorakarbonlar ve su buharının radyasyonu emerek sera etkisi
oluşturmasıdır. Bu gazlar volkanik patlamalarda oluşur. İnsan etkisiyle gazların miktarındaki artış küresel
ısınmanın başlıca nedenidir.
• Ozon Tabakasının Delinmesi : ozon tabakası, kutuplarda bulunan ve güneşten gelen ve canlılar için zararlı olan ultroviole ışınlarını tutan bir tabakadır. İnsanlar tarafından çıkartılan kloroflorakarbonlar ozon tabakasını incelterek canlılar için zararlı ışınların yeryüzüne ulaşmasını kolaylaştırıyor.
İNSAN- DOĞA İLİŞKİSİNİ VE ÇEVRE SORUNLARININ NEDENLERİNİ AÇIKLAYAN YAKLAŞIMLAR
Temel Kavramlar .
• Çevrecilik – Radikal Ekoloji :
o İkisinin arasındaki temel fark, Çevrecilik çevre sorunlarının çözümü için doğaya odaklanır. Radikal Ekolojistlere göre insan doğa ile uyum içinde yaşamalıdır. Çevreciler sosyal, ekonomik, politik, ve hukuki yapıda reform ve teknolojik çözüm önerirken , radikal ekolojistler bu yapılarda kökten değişim taraftadır.
o Herhangi bir kişi yada canlını geliştiği şartlarla çevre organizmalarla çevrelerin arasındaki ilişkileri inceleyen doğa bilimine de ekoloji çevre bilim denilmektedir
• Antroposentrik Etik / Ekosentrik Etik :
o Antroprosentik Etiğe göre insanlar kendtilerin doğada yaşayan diğer canlılardan üstün kılacak eşsiz özelliklere sahiptir.
o Ekonsentrik Etik ise , evreni de içine alan bütüncül bir yaklaşımı savunur. İster canlı olsun, ister olmasın tüm varlıkların doğuştan gelen bir öz değeri vardır.
• Habitat : Bir organizmanın yaşadığı ve geliştiği yerdir.
A- Çevrecilik Yaklaşımları :
• Çevresel yıkımın etkilerinin azaltacak ekonomik ve siyasal tedbirlerin hem küresel düzeyde yıkımı önleyeceği hem de kalkınmanın devam edebileceğini savunur.
1- Yeni- Mahthusculuk :
• Yeryüzündeki nüfus artışı ile yiyecek üretimindeki artış arasında orantısız bir ilişki vardır.
• Nüfusun beslenmesi kirliliğin emilebilmesi için ortak baskı tedbirlerinin alınması gerektiğini vurgular.
2- Eko- Kalkınma :
• Bu kavram Maurice Strong tarafından ortaya atılmıştır. Deneysel araştırma yazılarından oluşur.
• Mevcut kalkınma modelleriyle varoluşu sürdürmenin imkansızlığı üzerinde görüş birliği, mevcut problemlerine alternatif ekonomik, toplumsal ve siyasi yaklaşımların ortaya çıkmasına yol açtı.
• İki temel insan grubu vardır. Eko-Sistem İnsanları (var olabilmek için üzerinde yaşadıkları doğal kaynaklara bağlı insanlardır.) ve Biyosfer İnsanları (gelişmiş ülkeler ve elit tabaka bu sınıf içindedir. Uzaktan kaynakları getirtebilecek güce sahiptirler.)
3-Sürdürülebilir Kalkınma :
• Mevcut ekonomik kalkınma stratejileri sürdürülemez olarak tanımlanır, ve gelecek kuşaklara ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurularak oluşturulan çözüm önerileri bu başlık altında ele alınır.
• Ana fikri mevcut kalkınma modellerinin stratejilerinin gelişmekte olan ülkelerde yoksulluğa gelişmiş ülkelerde de çevre kirliliğine neden olduğu yönündedir sadece ekonomik değil siyasi e sosyal sağlık vb kalkınma da gereklidir
• 1987 yılında dünya çevre ve kalkınma komisyonun yayınladığı rapora dayanmaktadır ve eko kalkınma yaklaşımın eleştirmektedir.
B- Radikal Ekoloji Yaklaşımları :
• Sorunları ancak radikal bir toplumsal, siyasal, ekonomik ve ideolojik yapılanma öneren çözümlerle ortadan kaldırılabileceğini savunur.
1-Derin Ekoloji Yaklaşımı :
• Temeli Avrupa ve Amerika da endüstrileşme karşıtı olarak ortaya çıkan romantizm ve aşkıncılık akımlarına dayanır
• Toplumdaki maddi değişimlere tepki gösterir.
• Romantizm, aydınlanman akılcılığa karşı sezgisel bilgiyi ve duygusallığı en önemli insan değeri olarak görür.
• İnsan-doğa ilişkisinde ekosentrik Etiğin ilklerini benimseyen derin ekolojilere göre yıkımın nedeni insan eylemledir.
• Derin ekolojinin 8 Temel ilkesi vardır. Bunlardan 3 tanesi insan- doğa ilişkisini ele alır.
o İnsan ve çevresiyle ilgili ilişkisel, bütüncül bir imaj yaratmak
o Herkesin eşit olduğunu anlatan biyosferik eşitliği kabul etmek
o Ortak yaşam ve ortak varoluşu gerçekleştirmek
o Sınıfsız bir toplum yaratmak
o Çevre kirliliği ve kaynaklarının tükenmesiyle mücadele etmek
o İş bölümünü gerçekleştirmek
o Siyasi yönetimde yerel otoriteyi artırmak , merkezsizleştirme ve Ekonomik açıdan kendine yeterliliği sağlamak
o Bilimsel değil, sezgisel bilgiye dayalı ekolojik bilgiyi geliştirmek
2-Sosyal Ekoloji
• Derin Ekolojiden farkı, Antroposentrik etiğin ilkelerini benimser. Rasyonel ve Bilimsel düşünceyi savunur.
• Kapitalizmin doğanın insan tarafından sömürülmesi meşrulaştırır
3-Ekofeminizm :
• Tüm farklı görüşlere en güçlü muhalefet çevre sorunlarına feminist bakış açısı getirir. Kendi içinde 3 farklı yaklaşımları vardır .
o Kadın – doğa ilişkisinin köklerinin kadının biyolojik ve psikolojik özelliklerinde yattığını savunur
o Kadın –doğa ilişkisini ve çevre sorunlarını daha çok sosyal ekoloji çerçevesinde değerlendirir.
o Diğer yaklaşımları beyaz ortasınıf kentli batı kadının doğa ile olan konumuyla ilgilendiğini söyleyerek eleştirir.

TÜRKİYE DE ÇEVRE SORUNLARI :
Ekonomik Gelişme – Kentleşme ve Çevre Sorunlarının Ortaya Çıkışı :
• Türkiye de başlıca çevre sorunlarının gözlenen başlıca nedenleri, Hızlı Kentleşme, ve Endüstrileşme Çabaları, Nüfusu besleyebilmek için uygulanan Tarım Politikalarıdır.
• Küresel düzeyde meydana gelen iklim değişiklikleri de Türkiye de yaşanan çevre sorunlarını artırmaktadır.
• Türkiye’de 1983’te çevre kanunu çıkmış, 1987’de yeşiller partisi kurulmuştur.
Ünite Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Binalarda tahribat yaratması, İçilebilir su kaynaklarının ve toprağın kirlenmesi, Deniz canlılarının ölümü, Böceklerin ve bitkilerin ölümü Asit Yağmurların verdiği zararlardır. ( ozon tabakasının delinmesi bu zararlar içinde yoktur .)
• Toprak yüzeyindeki kaya ve toprak gibi katı maddelerin rüzgar ve suyla taşınmasına Erozyon denir
• Çevre sorunlarının çözümü için sosyal, ekonomik ve politik yapılarda köklü değişimler önermesi, Ekoloji bilimine normatif bir anlam katması, İnsanın çıkarı için doğayı sömürmesine karşı çıkarması, İnsanın doğa ile uyum içinde yaşaması taraftarı olması Radikal Ekolojinin Özellikleridir.
• Tüm yaşam formlarını insanlarla eşit derecede yaşam ve kendini gerçekleştirme hakkının olduğunu kabul etmesi Ekosentrik Etiğin Temel İlkesidir.
• Yeni Malthuscular Çevrecilik Yaklaşımlardandır.
• Nüfus artışının sıfırlanması Yeni Malthuscuların Çevre sorunlarına çözüm önerisidir
• Eko Sistem İnsanlarının Özellikleri şunlardır, Kırsal kesimde yaşarlar, Doğal afetler ve çevresel yıkımdan çok fazla etkilenir, Ekonomik eylemleri yerel ticaretle sınırlıdır, Var olabilmek için doğrudan doğal kaynaklara bağımlıdırlar
• Derin Ekolojinin İlkeleri, Biyosferik Eşitliğin kabulü, Diğer canlı türleriyle ortak yaşam anlayışına dayalı ilişki kurma, iş bölümüne ağırlık verme, Sezgisel bilgiye değer vermedir.
• 1983 Yılında Çevre Kanunu çıkartılmıştır, 1987 Yılında da Yeşil Parti kurulmuştur.

Sosyoloji – Kültür Tarihi – Bahar Dönemi Ders Notları AÖF

KÜLTÜR TARİHİ
1-ÜNİTE
EVRENSEL BİR KAVRAM : KÜLTÜR
YENİ BİR BİLİMSEL ALAN : KÜLTÜR TARİHİ

EVRENSEL BİR KAVRAM : KÜLTÜR
• Kültür kavramı latincede ekip ürün almak üretmek anlamındadır-Kültür tüm toplumlarda bir birikime dayanır.
• Kültür uygarlığın oluşması için;bir kentin varlığı,belli bir iş emek ve çabanın gerçekleşmesi,bir üretim olayına ulaşılması ve yönetim sisteminin oluşturulması ön koşuldur.
BİLİMLERİN ODAĞINDA KÜLTÜR .
• Kültürel Antropoloji , Kültür kuramlarını ve buna bağlı olarak kültürel evrim ve kültürel değişimleri inceler. İnsanlığın ilkel dönemlerinden günümüze kadar çeşitli aşamalardan geçerek nasıl sürekli bir gelişme ve ilerleme gösterdiğini konu edinir.
• Kültür, dille ve diller arası alışveriş zenginliğiyle biçimlenir.
YERYÜZÜ KÜLTÜRLERİ VE UYGARLIKLARI
• Tarih Bilimi, Yeryüzü kültürleri ve uygarlıkları hakkında çok önemli veriler sunar. Tarih yazıyla başlar. Yazının öncesi döneme Tarih öncesi dönem denir. Tarih öncesi dönemde, Yani Paleolitik Eski Taş Çağında insanın taştan aletler yaptığı ,bu taşların işlenebilir, yontulabilir, taşlar olduğunu bilinmektedir. Dünya Uygarlığının temeli Neolitik Çağ yada Teni Taş Çağına dayanır. Evler ve yerleşmeler , tarıma geçilerek yiyeceklerin üretildiği hatta çömlekçiliğin başladığı ve yekelerin pişirildiği bu dönemde gerçekleşmiştir.
• Kültür uygarlığının oluşması için öncelikle bir kentin varlığı, belli bir iş emek ve çabanın gerçekleştirilmesi, bir üretim olayına ulaşılması bir yönetim sisteminin oluşturulması ön koşuldur.
Yeryüzü Kültürü ve Uygarlıkların Egemenliği ve Yok Oluşları :
• Uygarlıklar, mutlaka değişime uğramışlar ve birbiriyle alışverişe geçerek etki alanları yaratmışlar ve sonra siyasal anlamda yok olmuşlardır.
• Tarihin bir çok bölümünde egemen kültürlerin varlığı ve etkisinin olmasına Kültür Emperyalizmi denir.
KÜLTÜRÜN DİNAMİKLERİ : KÜLTÜREL GÖRECELİK VE KÜLTÜREL DEĞİŞİMLER
Kültürel Etkileşim :
• Bir kültür içinde yaşayan toplulukların kendi kültürlerin içindeki farklı kültürlerin inançlarında, adaletlerinden, hayat tarzlarında etkilenmesidir.
• Kültürel Etkileşimin kökeni, göç olaylarına dayanır. Göçler hem yeni kültürü keşfetmeyi sağlamış hem o kültür içinde hor görülmeyi ve ezilmeyi de beraberinde getirmiştir.
• Küreselleşme Kültürel iletişimdir.
Kültürel Çatışmalar :
Kültürlenme :
• Bir kültür öteki bir kültürün etkisiyle evrim ve değişim sürecine girmesine denir.
• Kültürlenme olayının tek yönlü bir yol izleyip egemen kültür kimliğine bürünerek ulusal ve yerel kültürleri istila edercesine agresif bir özellik kazandığı durumda ortaya çıkar.
Etnosantrizim :
• Bir topluluğun ya da bireyin kendi kültürünün değerlerini yüce ve tek kabul ederek farklı kültürlerin kendi değer sistemiyle yargılaması yani küçümseme – tehlikeli görmesine Etnik Merkezcilik yani Etnosantrizim denir.
• Bu olayın sonucunda Korku kültürü egemen olur. Yani Zenofobi ( yabancı korkusu, yabancı düşmanlığı ) başlar
BİLİMSEL BİR İNCELEME ALANI OLARAK KÜLTÜR TARİHİ
• Kültür tarihinin bir bilim dalı olarak ortaya çıkışı ve yükselişi 1970 li yıllardan itibaren olmuştur.
• Kültür tarihi, hem kurumları yani işleyişi bireylerle ilişkileri vb ele alabileceği gibi toplumsal grup ve çevrelerin yaşam tarzlarını yani toplumsal sınıfların kent hayatı eğlence dans müzik gibi etkinlikleri ve kültür nesnelerini yani üretim ve tüketim nesneleri yaşam tarzlarını etkileyen giyim, mobilya tarzı gibi moda davranışları konu edinebilir. Veya dönemin popüler kültür geleneklerini konu edinebilir .
• Kültür Tarihi., antropoloji başta olmak üzere Sosyoloji, Coğrafya, psikoloji gibi bilim dallarıyla yakından ilişkilidir.
• Antik Mısır da M.Ö 4000 li yıllarda zamanı ölçme, takvim oluşturma,
• M.Ö.2000 li yıllarda Sümerlerde ve sonraki Mezopatamya kültürlerinde matematiksel bir hesaplamalar ve gökyüzü gözlemleri
• M.Ö 600 lü yıllarda Antik Yunan da Sistematik Düşünce yani Felsefe Tarihi görülür.
• Kültür Tarihçisi Peter Burke dir .

Ünite Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Kültür kavramı : Kültür toplumsal grupları düzenleyen organik kurallar bütünüdür, Gelenek , görenek, inanç ve adetler değişen ve değişmeyen özellikleriyle bütündür, Kültür, İnsanların gerçekleştirdiği yetenek ve alışkanlıkları içine alan bütünsel bir olgudur. Kültür simgesel olarak da bütünsellik arz eden bir olgudur.
• Kültür Tarihinin Çalışma Alanları ; Düşüncelerin evrimi, Arkeolojik Bulgular, Antropolojik Veriler, Bilimsel Gelişmelerin Evrimi ( Savaşların ayrıntılı ve kronolojik tarihi bu alana girmez )
• Kültürel davranışların, etkileşimlerin özünü, yapısını ve gelişimini hem biçimsel hem düşünsel açıdan sorgulamak Kültür Felsefesinin Temel Özelliğidir .
• Kültürlenme ; Kültürel bir etkilenme sürecinde bir kültürün öteki bir kültürün etkisiyle evrim ve değişim sürecine girmesine denir.
• Kültürel Çatışma : Kültürlenme olayının tek yönlü bir yol izleyip egemen kültür kimliğine bürünerek ulusal ve yerel kültürleri istila edercesine agresif bir özellik kazandığı durumda ortaya çıkan kavramdır .
• Kültürel Tarih, Küresel nüfus hareketlerini, kültürel çatışmaları, Çokkültürlülüğü ,Kültürlerarası İletişimi, içerir.

KÜLTÜR TARİHİ
2-ÜNİTE
İLK ÇAĞLAR, İLK KÜLTÜRLER

TARİH ÖNCESİ DÖNEM :

1-Paleolitik ( Eski Taş ) Dönemi:
• İlk insanlar avcı ve toplayıcı olarak yaşamışlardır. Sığınmak için mağara veya kayaları kullanmışlardır. Avlanmak için aletler üretmeye başladılar. Vahşi bir hayat sürmüşler, klan olarak yaşadılar. Ölülerini düzenli bir şekilde gömdüler,
• Ateş bu dönemde bulunmuştur.
2- Neolitik ( Yeni Taş ) Dönemi
• Tarım yapmaya başladılar. Tarıma bağlı yerleşik hayata geçmişlerdir. İlk köyler kuruldu. Çatalhöyük bu tarz yerleşime örnektir. Çanak çömlek üretimini geliştirmişler.Klan olarak yaşamaya devam etmişler. Saban bulunmuştur.
• İnsanlar ilk kültür eserlerini, taş ahşap kemi ve topraktan yapmışlardır. [bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.]l kullanımı daha sonra Bakır, Altın Gümüş, Tunç, en son Demir, [bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.]l kullanımı önemli bir kültürel adımdır. Tekerlek bulunmuştur. Taşımacılık yapmışlardır.
MEZAPOTAMYA :
• Erken gelişmiş kültürler Mezopotamya da görülmeye başlamıştır. Büyük şehirler kurulmuştur. Mimarlık gelişmiş taş ve tuğla kullanılmıştır. Kent devletleri ortaya çıkmıştır. Tüccarlar ortaya çıkmış ticaret gelişmiş. Tunç çağlarında yazı keşfedilmiştir
Sümerler :
• Tapınaklar Şehrin Merkezidir. her şeyin sahibi Tanrı ve Onun adına şehri yöneten Rahiptir. Şehirleri geliştirmek için Su Kanallarını geliştirmişlerdir. Çivi Yazısını kullanımlardır Yazılı Belgeler genellikle ekonomik konuları içermektedir.
• Gılgamış Destanı ( Uruk Kralı Gılgamışın Enkidu yla dost oluşunu ve Enkidu nun ölümünden sonra beyhude ölümsüzlüğe ulaşma serüvenini, ölümsüzlüğe erişmeyince de insanın yaptıklarıyla yaşayacağını dile getirir ) Mitolojik Anlatımlar, Bilgelik İçeren Metinler, önemli Kültürel Eserleridir.
• İlk devlet arşivleri Mezopotamya da Çivi Yazılı Tabletlerle kurulmuştur. Gılgamış destanı bu arşivlerde ele geçmiştir.
Akadlar :
• Sümerlerin varlığına son vermişler , Sümerlerden farklı bir kültüre sahip değillerdir. Tanrı ve Kral kavramını ayırmışlardır. Kral Kanun yapıcıdır Devlet sistemin kurucusu ve denetleyicisidir.
Babiller :
• Küçük krallıkları toplayarak Mezopotamya da yeni bir birlik oluşturmuşlardır. Hamburabi Kanunları kayda alınmış ilk devlet yasalarıdır. Hamburabi fatih, diplomat ve yasa koyucudur.
Asurlar :
• Anadolu da Ticaret Kolonileri kurmuşlardır. Dünya medeniyetine en önemli katkıları savaş silahlarını geliştirmiş ve ordu kurmuşlardır.
• Dünyanın 7 harikasından biri olan Babil Asma Bahçeleri vardır. Altını değerli maden olarak kabul eden ilk devlettir.
MISIR, SURİYE-FİLİSTİN , İRAN –ELAN KÜLTÜRLERİ
Mısırlılar :
• Aşağı ve yukarı olmak üzere ikiye ayrılır. M.Ö 3000 ve 2000 yılları Eski İmparatorluk dönemin Piramitler dönemidir.
• Piramitler Öldükten sonra ki hayatı simgeleyen,Mumyalanan Firavunun gücünü simgeler.
• Mısırlılar Batı Sanatını Mimari ve heykeltıraşla etkilemişlerdir.
• Matematikte sayı ve Hesaplama sistemlerini geliştirmişler, 1 saat 60 dk olarak hesaplamışlar. Ay takvimini kullanarak ay kavramını geliştirmişlerdir. Böylece ilk takvim mısırda düzenlenmiştir.Bu takvim düzeltilerek günümüzde Grogoryen takvimi kullanılmaktadır
Suriye-Filistin :
• Neolitik Devrim yaşanmıştır. 12 işaretten oluşan Fenike Yazısı keşfedilmiştir. Hristiyanlık bu topraklarda başlamıştır. Günümüz alfabesinin temelini Fenike kültürü oluşturur.
İran –Elam :
• Sümer kültürünün devamı olup çivi yazısını kullanmışlardır.
• Bölge ve Eyalet olarak belirlenen Toprak parçalarına Satrap adı verilen valiler yerleştirmişlerdir.
ANADOLU KÜLTÜRLERİ :
Hititler :
• Çivi yazıyı ve hiyeroglif yazı benimsenmiştir. Kadeş Anlaşması tarihte belgelenmiş ilk yazılı anlaşmadır. Demir ticareti gelişmiş, Başkent Hattuşaş iç kale ve dış kale olarak üzere ikiye ayrılır. Tanrı ve Tanrıça hayvan figürlerinin üstünde betimlenmiştir.
Mittaniler :
• Savaş sanatında süvari yani atlı at arabasını kullanımını ilk kez dünya kültürüne kazandırmışlardır.
• Çatalhöyük Neolitik Döneme aittir, Burası yeryüzünün ilk parlak uygarlıklarındandır.
Urartular :
• Çivi yazısını kullanmışlardır. [bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.]l işçiliğinde oldukça ilerlemişlerdir. Anıt mezarlar yaparak öldükten sonra ki hayata inanmışlardır, su setleri oluşturarak suyu depolamayı ve kullanmayı planlamışlardır.
Frigler :
• Kralları gordios ünlü ‘GORDİOS düğümü’nü yapan kişidir.Büyük İskender bir kılıç darbesiyle düğümü çözmüştür
• Megaron adında yerleşim yerleri vardır. Mimaride taş, kerpiç ve ahşap kullanmışlardır.
Lidyalılar :
• Ticareti kolaylaştırmak için Elektron Sikkeyi üretmişlerdir. Kraliyet tarafından garanti altına alınmış ilk parayı kullanmışlardır.
BATI KÜLTÜRÜNÜN KAYNAKLARI
Minos :
• Diğer bir adı Girit adası kültürüdür. Minos Krallara verilen genel bir isimdir. Minos halkı Barışçı ve Ticaret le
uğraşmışlardır. Boğa oyunları Girit dininde büyük öneme sahiptir.
Mikenler : Truva savaşı bu dönemde yapıldı.
Helenler :
• Şehrin belgesi olarak Kente ‘ Asti ‘ , köy yerleşimine ise ‘ Kome ‘ denir.
• ilk demokrasiyi ve cumhuriyet rejimini kurmuşlardır .Yazılı yasalarla toplumda düzeni sağlamaya çalışmışlardır
Spartalılar : Savaşçı kişilikleri ve disiplinleriyle öne çıkmışlardır.Köy yerine kışlalarda yaşamayı tercih etmişlerdir.
Atina : Demokrasinin ilk tohumları atılmıştır.Bilge,barışçı,aristokrat ve bilimlere açık nitelikleri ile dikkat çekmişlerdir
Romalılar :
• Devlet yönetiminde Kral yerine, konsül adını verdikleri, Meclis tarafından seçilen iki yüksek dereceli görevli bulunur.
• Konsüller yalnızca bir yıllığına seçilir, Devlet yönetimi, din işleri ve askeri idare bu iki kişiye veriliyordu.
• Kavimler göçü nedeniyle Batı ve Doğu olmak üzere iki ayrılmışlardır. Romada disiplin önemlidir, Baba Kelimesi kutsaldır.
• Hukuk alanında çok ileri gitmişlerdir, Avukatlık mesleğini çıkartmışlardır. Roma Hukuku olarak bilinir. Mimaride Roma harcını kullanmaları devrim yaratmıştır
• Ele geçirdikleri toprakları uzun süre ellerinde tutabilme ve yönetme en başarılı oldukları konulardır.
Ünite Sonundaki Sorular ve Cevaplar
• Neolitik Devir Üretimi geçiş olarak nitelendirilir.
• Gılgamış Destanının Konusu, Yaradılış ve Tufan Efsanesidir
• Altını ilk defa değerli bir maden olarak kabul eden Asurlardır.
• Piramitler Eski Mısır Krallığı döneminde inşa edilmiştir.
• Pers lerde Kralların Kralı unvanını alan Büyük Kral vardır
• Mısır ve Hitit arasında KADEŞ anlaşması yapıldı
• Fenike alfabesi, bugün kullanılan Latif Alfabesinin en eski kökenini oluşturur.
• Sokratesin savunması isimli eser Platon a aittir
• Aristoteles ‘ Sistematik Felsefenin Kurucusu dur.
• Romalıların en başarılı oldukları konu Ele geçirdikleri toprakları uzun süre ellerinde tutabilme ve yönetme dir.

KÜLTÜR TARİHİ
3-ÜNİTE
AVRUPA DA ORTAÇAĞ KÜLTÜRÜ
• 5-15 yy arasını kapsayan ya da , Roma imp.luğunun çöküşü ile istanbulun Osmanlılarca fethi arasında yaşanan 1000 yıllık sürece Orta çağ adı verilir .Orta çağın başlangıçı Batı Roma imparatorluğunun yıkılışı ( MS 476 ) bitişi ise İstanbulun fethi 1453 olarak kabul edilir.
• Antik çağ ile Rönesans arasında yaşanan 1000 yıllık sürece Karanlık Çağ adı verilir.
• Götenberg in matbaayı bulması, İspanya da Müslümanların hakimiyetinin son bulması, Amerikanın keşfi yeniçağın başlamasına zemin hazırlamıştır.
ORTA ÇAĞ KÜLTÜRÜNÜN KAYNAKLARI
Latince – Antik Yunan Etkisi – Hıristiyanlık
• Orta çağ Avrupa’sı başta dil olmak üzere Roma kültürünün pek çok unsurunu benimsemiştir
• Orta çağ kültürünün oluşumunda Yunan faktörünün dolaylı bir etkisi olduğu söylenir.
• Bizans kurumları kültürü ve sanatı ile de Romayı takip etmiştir.
ERKEN ORTAÇAĞ’DA AVRUPA KÜLTÜRÜ
Hıristiyan Kültürünün Yayılması ve Kökleşmesi
• Bu çağı belgeleyebilecek somut arkeolojik veriler yetersizdir.
• Erken orta çağda Avrupa’nın okuma yazma bilen alt tabakası manastır çevrelerinde yetişen din adamlarından ibarettir.
• Erken orta çağda inşaat malzemesi olarak taş kullanımı azalmış,ahşap kullanımı yaygınlaşmıştır.
• Yerleştikçe ahşap yerine taş kullanılmaya başlanmıştır. Bazı kiliselerin ahşaptan yapıldığı görülür ama zamanla taş malzeme hakim olur.
• Malzeme tercihindeki bu değişim göçebelikten yerleşik yaşama geçiş sürecinin göstergesidir.
Anglo – Sakson Kültür Öncesi ve Sonrası
• Göçebe – Yarı Göçebe bir yaşam tarzı vardır. Mimari gibi kalıcı yapılar çok nadir görülür. Genellikle taşınabilir kullanım eşyaları üretilir.
• Sanat yapıları ‘ Hayvan Üslubu olarak bilinen Bezeme Türüdür . İnsan tasvirleri çok az görülür.
• Teknik ustaların örnekleri ise küçük objelerdir. Hayvan tasvirleri ile geometrik motifler sıkça tekrarlanan anlatımlardır,bu tasarımlar erken ortaçağ sanatında yaygın bir leitmotif dir.
• Beowulf isimli destanda güçlü bir savaşçının canavarlarla savaşmak üzere yolculuklara çıkması ve doğaüstü engeller karşısında gücün ispatlayarak galip gelmesi ile başlayarak ölümüne kadar uzanan olayları anlatır.
Vikingler :
• Kaba,ilkel,medeniyetten uzak,göçebe ve savaşçı bir kavimdir. Taşınabilir kullanım eşyaları ve silahlar üretmişlerdir.
• Kuyumculuk,maden işçiliği,ahşap oymacılık ve denizcilik alanlarında ustalardır. Gemi viking kültüründe güç simgesi olarak algılanmıştır.
AVRUPANIN BİÇİMLENMESİ : ‘’ KAROLENJ VE OTTO RÖNESANSI
Kral Şarlman ( Charlemagne ) ve Avrupa nın Biçimlenmesi
• Kral Şarlman bütünlemiş bir Avrupa hayal ederek Avrupa’nın biçimlenmesini başlatır .Şarlman dönemine Karolenj Rönesansı da denir.
• Şarlmanın kilise ve manastır inşaatlarıyla büyük bir kültürel atılım gerçekleştirdiği dönemdir.
• Kral Şarlman kültürel birlik ve dil birliği için düzenlemelere girişmiştir. Kral Şarlman saray ve manastırlara bağlı okullar açmıştır. Kral Şarlman entellektüellerle iş birliği yapmıştır.
• Avrupa halkları arasında ortak dil olarak kullanılmak üzere standart bir Latince geliştirildi. Bununla birlikte dil ile birlikte yazı uslubu da geliştirilerek Karolenj Minüskülü denilen açık net kolay okunan bir yazı uslubu geliştirildi.
Karolenj Rönesansı Dönemi Sanat Kültür Mimari :
• Karolenj döneminde insan tasvirleri yaygınlaşmaya başlamıştır. Bu stile roma üslubunu anımsatan anlamında romanesk denmiştir. Roma kültürü kökenlidir . Avrupayı etkisi altına alan ilk büyük sanat akımıdır
• Hac yollarında kırsal manastırların inşası yapılmıştır. Koralenj ve Otto Rönesansı dönemi stilidir.
Otto Rönesansı Dönemi Sanat Kültür Mimari :
• Kültürel ve Sanatsal atılımın izlenebildiği başlıca alanlar Mimari ve Kitaplardır.
• Otto Resim sanatının başlıca örneklerini Reichenau Manastırı vermiştir.

FEODAL AVRUPA DA SOSYAL HAYAT, SANAT, MİMARİ
• Piramidin en tepesinde Kral bulunur. Sonra Papa, sonra Toprak Sahipleri gelir.
• Şehirleşmenin sonucunda Şehirlilik ve Köylülük kavramı da gelişir. Feodalite ile birlikte öne çıkan Soyluluk güç ve zenginliğin göstergesidir. İlk hac mekanı olarak kabul gören yer Kudüs tür. Ancak coğrafi konum nedeniyle ikinci planda kalmıştır.
Romanesk Sanat :
• Avrupa yı etkisi altına alan ilk büyük sanat akımıdır. Bu sanatla kilisenin boyutları büyümüştür. Bu sanat , Yuvarlak ve küçük pencerelerle tanımlanır. Savunma amaçlı binalar gibi, sağlam ağır masif duvarlarla inşa edilmiştir. Dış görünümü simetrik ve basit görünümlüdür.
• Hiristiyan dünyasına has ilk özgün stilin 11 yy. dan itibaren Romanesk sanat ile birlikte başlar.
• Dinsel yapı faaliyetindeki artışın başlıca sebebi Haçlı Seferlerdir.
ORTAÇAĞIN SON YÜZYILLARI, ŞEHİRLEŞME VE ETKİLERİ
• Büyük kitleleri etkileyen veba salgını, savaşlar ve kıtlıklar, toplumsal yıkımlara sebebiyet verdi.
• 13.yy yaşanan yükselişe zemin hazırlayan en önemli etken, şehirleşme ve şehir kültürünün oluşmasıdır. Tarımsal yerleşimin yerine şehirler almıştır.
• Üniversitelerin çoğalmasıyla okur yazarlar artmış, okur yazar çevresi o zamana kadara manastır çevresindeyken, okulların yaygınlaşmasıyla kent okulları açılmış, dolayısıyla okur yazar oranı artmıştır.
• Okur yazar oranının artmasıyla kitap basımıda artmıştır. Sonucunda yeni bir ekonomik sektör ortaya çıkmıştır.
Gotik Sanat :
• İlk olarak Fransa da Mimaride öne çıkmıştır.
• Romanesk sanatın tersi, kiliselerde duvarlar daha fazla pencere açıklığıyla görülür.Yuvarlak kemer yerine Sevir kemerin kullanılmaya başlanmasıdır.
ORTAÇAĞIN SONU, RÖNESANS’A DOĞRU
• Hümanist düşüncenin yaygınlaşması, skolastik felsefenin sonunu getirecek ve düşünce sistemindeki bu değişim, sanat alanında Rönesans ı doğuracaktır.
• Aziz ve Kral portrelerinin yerini, yeni zenginleşen tüccar ailelerin resimleri alır.
• Vitray ve kitap resimlerinin yerine, yağlıboya tuval resimleri alır.
• Kristof Kolomb ‘un Amerikayı keşfetmesi Avrupa nın kaderini değiştirecektir.
• İstanbulun fethi hristiyanlar için büyük tehdit haline gelir.
ORTAÇAĞDA BİLİM, FELSEFE, EDEBİYAT
• Avrupa ortaçağ felsefesi, dinsel öğretiler ve din dünya görüşüne dayanır.
• Augustinos ‘a göre insan ebedi ve ezeli yani sonsuz varlık olan ALLAH ı severek mutlu olabilir.
• Anselmus’a göre inançla akıl ilişkisini gündeme getirerek akıl karşısında imana ya da inanca öncelik vermiştir. Ona göre inanç aklı tamamlayacaktır.
• Dante Alighieri : İtalyan edebiyatın öncü bir başyapıtı olan İlahi Komedya yı kendi yerel dilinde yazılmıştır.Cehennem, araf ve cennete yolculuğu alegorik bir yaklaşımla anlatır.
• Givanni Boccacino : Decemeron adlı eseri Dünya Edebiyatının ilk yazılı öykülerindendir. Veba Hastalığından kaçan bir grubun birbirine anlattığı
Ünite Sonundaki Sorular ve Cevaplar :
• Ortaçağ Avrupa Kültürünün oluşumunda Hristiyanlaştırma politikası dahil edilemez.
• Avrupanın Biçimlendirilmesi Kral Şarlman’ın önemli politikası olarak düşünülür.
• Romanesk Sanatının Özellikleri : Roma Kültürü kökenli olması -Hac yollarında kırsal manastırların inşası – Roma’nın mimarlık üslubunu referans alması – Karolenj ve Otto Rönasansı Dönemi stili olması –
• Karolenj Rönesansı Döneminin Özellikleri : Kral Şarlman’ın entelektüellerle işbirliği – Kral Şarlman’ın kültürel birlik ve dil birliği için düzenlemelere girişmesi – Kral Şarlman’ın saray ve manastırlara bağlı okullar açması
• Engisizsyon Yargı Sisteminin en önemli özelliği ‘ Zalim işkence yönetmeleriyle kilisenin tehdit olarak gördüğü tarikatları kaldırması
• Gotik Sanatının en önemli özelliği , Anıtsal nitelikli katedral ve kilise inşası
• 13.Y.Y Ortaçağ Avrupasında başlayan şehirleşme kültürünün sonuçları : Entelektüel gelenek kurumsallaşmaya başlar ve zenginleşir – Kent okulları açılır ve okuma yazma oranı yükselir – İlk üniversiteler açılır – Kitapların dolaşım alanı manastırlarla sınırlı kalmaz
• İlahi Komedyan ‘ın yazarı Dante Alighieri dir
• Antik Yunan Filozoflarının ( Platon – Aristoteles ) düşünceleri ilk kez İslam Filozoflarının ( ibni sina, Farabi ) çevirileri ve yorumlarının Endülüs Devleti aracılığıyla yaygınlaşmasıyla Batıya ulaşmıştır.
• Aziz Augustinos Hristiyan Kilisesini ‘ Tanrı – Devletin yeryüzündeki temsilcisidir olarak tanımlayarak bağnaz düşüncenin öncülüğünü yapmıştır.

KÜLTÜR TARİHİ
4-ÜNİTE
ANADOLU ORTAÇAĞI – SELÇUKLU AYDINLIĞI

SİYASAL GÖRÜNÜM :
• Türk Geleneğinin Anadolu daki Türk Varlığını Selçuklularla başlar.
TOPLUMSAL HAYAT, TOPLUMSAL KURUMLAR VE MİMARİ
• Merkezi devlette görevli memurlar ve orduda maaşlı askerler vardır. Devlet işleri Vezirin başkanlık ettiği Divanı Ali ( Büyük Divan ) adı verilen bir kurulda görüşülür ve karara bağlanır. Ordu beylerin komutasında savaşa katılır ve Türkmenlere dayanırdı.
• Selçuklu Veziri Nizamülkün yazdığı Seyahatname de ‘ Hükümdarın sahip olması gereken nitelikler, saltanatın koşulları ve kuralları anlatılır.
• Halk göçebe, Hayvancılıkla geçimini sürdürür. Yerleşik nüfus ise çiftçilik, zanaatçılık ve ticaretle uğraşır. Kentlerde tüccar, esnaf, işkolları ve loncalar biçiminde örgütlenme söz konusudur.
• İmarethanelerde yoksul halka, öğrencilere ve yolculara parasız yemek verilir, Eğitim medreselerde yapılır, Darülhadis ( hadis öğretilen medrese ) , Darülkura ( Kuran okumanın öğretildiği medrese ) , Dürüşşifa ( Sağlık ve tedavi hizmeti veren yer ) , Bimarhane ( Ruh ve sinir hastalıklarının tedavi edildiği yer ) önemli eğitim ve kamu hizmeti üslenmiş kurumlardır
Selçuklu Camileri :
• Saraylardan daha önemli yerlerdir. Cami görüntü bir ekonomik güç belirtisi olduğu kadar yöneticinin prestij göstergesi de olmuştur.
• Diğer yapılara göre mimari değişim en çok camilerde yaşanmıştır.
Selçuklu Medreseleri :
• Hadis, kelam, fıkıh gibi din bilimlerinin öğretilmesi kadar, matematik tıp astronomi, gibi fen bilimlerinin öğretileceği okullara ihtiyaç duyulduğundan, bu alanlarda eğitim veren kurumlara medrese adı verilir.
• Kuruluş amacı, eğitim konusu, görevlilere ödenecek para ve öğrenci sayısını belirleyen kuruluş metni bir vakfiye halinde düzenlenen medrese bu doğrultuda işlev görmek üzere kurulmaktadır.
• Şehrin odak noktasını oluşturan gösterişli mimari kütlelerdir.
Kervansaraylar ve Ticari Hayatta Önemi :
• Selçuklu ticaretinin en önemli göstergesi Kervansaraylardır.
• Yollar üzerinde inşa edilmiş ve konaklamak üzere yapılan yerlere Kervansaray denir .
• Köken olarak Ribat adı verilen yapıya dayanır. İçlerinde Ocaklı koğuşlar, Eşya koymak için depolar, nalbaltlar, berberler, hamamlar gibi hizmet ve bakım üniteleri yer alır.
Künbetler , Mezar Anıtlar :
• Koni yada piramidal örtülü mezar anıtlarına “künbet” adı verilir.
Karahanlılardan Selçuklulara kadar uzanır. Mezar anıtı Türklerin elinde gelişmiş bir mimari tiptir.
• Künbet mimarisinde en çok dikkat çeken özellik toprak düzeyinin altındaki mezar odasıdır
BİLİM – EDEBİYAT – FELSEFE
• Dönemin belirleyici felsefesi tasavvuf felsefesidir
• Mevlana Celaleddin Rumi (mesnevi-eserin dili farsçadır)
• Hacı Bektaş-ı Veli (makalat-bütün insanların kardeş olduğunu işlemiştir)
• Yunus Emre (divan-insan sevgisi,kardeşlik temaları işlenmiştir)” önemli isimlerdir.
Ünite Sonundaki Sorular ve Cevapları
• Ortaçağ Anadolu Kültürünün Genel Özellikleri : Selçuklular öncesi çok parçalı ve heteredoks ( kabul edilmiş din kurallarına aykırı ) bir kültür söz konusudur – Anadolu daki Ortaçağ, Selçuklular ve onları izleyen beylikler ile Bizans’ın birlikte yaşadıkları bir süreçtir – Anadolu daki türk varlığını Selçuklular başlatır – Türkler Anadolu da hep Batıya doğru ilerlemişlerdir.
• Selçuklu Sanatını Besleyen eğilimler : İslam sanatının izlerini taşır, Kervansaray medrese mimarisi Anadolu ya özgü biçimler arz eder – asya sanatının izlerini taşır – Eski Türk İnancının izlerini taşır.
• Selçuklu Camilerinin ( Ulu Cami ) özellikleri : Şehrin odak yapılarıdır, ve saraylardan daha önemli konumdadır – Toplumsal ve siyasal merkez niteliğindedir – Cami siyasi bir merkez olduğu için mimarisi de yöneticinin prestij göstergesi olmuştur- Cami planları yüzyıldan yüzyıla değişim gösterir.
• Selçuklu Medreselerinin Özellikleri : Hadis, Fıkıh Kelam gibi din bilimlerinin öğretildiği kurumlar olması – Matematik tıp astronomi gibi fen bilimlerinin öğretildiği kurumlar olması – Yüksek duvarları dışa kapalı küçük pencereleri giriş cephesinde gösterişli taçkapı sın mimarisine sahip olması – Medreseler aynı zamanda sağlık tedavi hizmetlerinin verildiği mekanlar olması
• Darüşşifa’nın işlevi : Sağlık ve Tedavi hizmetlerinin verilmesidir.
• Kervansaraylarla ilgili bilgiler : Yollar üzerinde kervansarayın dinlenmesi ve gecelemesi için inşa edilmiş büyük hanlardır – İçlerinde eşya depoları hamam berber nalbant gibi hizmet üniteleri vardır – Ticaret ve ulaşımda öneli işlevleri olmuştur- İpek yolu üzerinde çok sayıda kervansaray inşa edilmiştir.
• Künbetlerle İlgili Bilgiler : Biçim ve işlev açısından, Asya göçebe geleneklerinin izlerini taşımaları – Hemen hemen hepsinde mumyalık adı verilen bir toprak altı katı mevcut olması – Asya ölü gömme alışkanlıklarının hemen terk edilmediğini gösterene yapı olmaları – Selçuklularda bir dönemi ölüler mumyalanarak mumyalık denilen odaya yerleştirilirdi.
• Süsleme Sanatı ile ilgili Bilgiler : Süsleme motiflerinin İslam öncesi türk tarihinin ekski katmanlarının izlerini taşıması – Süslemelerde asya hayvan üslubunun izlerinin taşıması – Fantastik özelliklere sahip süslemelere yer verilmesi – Tür sanatının daha sonraki aşamalarıyla karşılaştırılması mümkün olmayan özel bir üslup sergilemesi
• Mesnevi Fars dilinde yazılmıştır.
• Yunus Emre ile ilgili Bilgiler : İnsan sevgisi ve kardeşlik temaların işleyen bir şairdir – Aruz ve hece ölçüsüyle şiirler yazmıştır – Divan adlı bir şiir kitabı vardır – Moğal istilası ve kıtlık döneminde yaşaması şiirlerinde insanı fakir zengin Müslüman hristiyan ayrımı yapmadan yansıtmasında payı vardır.

KÜLTÜR TARİHİ
5-ÜNİTE
AVRUPA DA RÖNESANS : DEĞİŞEN AVRUPA
YENİ ÇAĞI HAZIRLAYAN FAKTÖRLER :
• Yüzyıl Savaşlarının sonu (1492) Avrupa’da yeni dönemin başlangıcı olarak kabul edilir.
• Matbaa, keşifler, Rönesans, hümanizm ve reform hareketleri, düşünce sanat din ve siyasette yeni bir yapılanmalar getirir, laikleşmeler başlar, burjuvazi gibi yeni bir ticari bir sosyal sınıf oluşur ve güçlenir.
• İtalyada ticarette, bankacılıkta ve sigortacılıkta yeni gelişmeler yaşanır.
KEŞİFLER – SÖMÜRGELEŞTİRME YENİ EKONOMİK VE TİCARİ DÜZEN
• Yeni keşfedilen topraklardan elde edilen gelirler sonucunda Kapitalist bir çağ başlar. Bunun nedeni, İtalya nın akdenizde egemen olduğu bölgelerle ticaret yapması ve Osmanlının Akdeniz ve Adriyatik denizinden Avrupa ile ticarete başlamasıdır.
• 15,YY. avrupanın iç dengelerinin değiştiği ve şekillendiği modern dünyaya doğru ilk adımın atıldığı bir dönemdir.
• Bunun sonucunda Yeni Dünya ya giren Mallar arasında , değerli kumaşlar, taşlar, baharatlar, patates, tütün, mısır, şeker pekmezi, şeker bazlı alkollü içecekler, kakao, çikolata, kahve, pirinç bulunmaktadır.
• Venedikli marco polo’nun (1254-1324) ünlü dünya seyahati avrupada bir doğu efsanesi yaratır.
• 1487’de Portekizli Bartolomeo Dias Ümit burnunu- 1492 de cenovalı Kristof kolomb İspanyol bayrağı ile bilmeden amerikayı keşfeder -1521 de Portekizli macellan İspanyol bayrağı ile dünya turu yapar.
RÖNESANS YA DA YENİDEN DOĞUŞ
• İtalya da 14.yy sonunda ortaya çıkan yenilenme hareketidir. Sadece sanat alanında değil, Avrupa coğrafyasında sosyal kültürel politik alanlarda da değişime yol açmış ve insana ilişkin değer kavramları yenilenmiştir.
• Matbaanın bulunması da İtalya rönesansının etkilerinin kuzeye yayılmasını ve kuzey rönesansı nın genişlemesini sağlamıştır.
• Rönesans döneminde sanatçı kavramı ortaya çıkmış, usta çırak ilişkisi gelişmiştir
• [bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.][bubirreklamdirdikkatealmayiniz.]l harflerle basım tekniğini yapan , incilin basılması ve sonra farklı dillere çeviri yapan Gutenberg dir.
• Bu etkiyle Osmanlıda gayri müslümler İstanbulda 1493 de ilk matbaayı kurmuşlardır.
• İtalya da değişimin yaşandığı ilk kent Floransa dır .
RÖNESANS DÖNEMİNDE FELSEFE, EDEBİYAT VE SANAT
Hümanizmin Temsilcileri
• Dante Alighieri
• Francesco Petrarca
• Gİovanni Boccacio : Decameron isimli eserde Floransda veba hastalığına yakalana grupla ilgilidir.
Siyaset Bilim Yazarı
• Machiavelli : Diplomat , oyun yazarı dır.
RÖNESANS DÖNEMİ İTALYA SANATI
• Masaccio : Çağın ilklerini icat eden sanatçılardan biridir. Chiaroscuro tekniğini kullanmıştır.
• Botticelli : Venüsün doğuşu isimli eseri vardır.
• Donatello : heykeltıraştır
• Leonardo Da Vinci :
• Michelangelo Buonarroti :

AVRUPA RÖNESANSINDA EDEBİYAT VE FELSEFE
• Montaigne : Fransa edebiyat denemeleriyle katkıda bulunmuştur. Şüpheci düşünceyi benimser.
• Francis Bacon : Biilmsel metodolojinin temellerini atmıştır.
• William Shakespeare : insan yaşamı ve zaaflarını farklı biçimlerde oyunlarında işlemiştir.
• Desiderius Erarmus :
• Thomas More :
Avrupa Rönesansında Sanat ve Kültür
• Jan Van Eyck : Kuzey resim sanatında gerçekliğin uygulayıcısıdır.
• Albrecht Dürer : Ahşap gravür tekniğinin iyi bir uygulayıcısıdır
• Hans Holbein : Çağın önemli lider ve sanatçıların portresini yapmıştır.
• Pieter Bruegel : Ölümün zaferi isimli eseri vardır. Zengin ve Fakir herkesin bu umutsuzluğu yaşadığını resmeder.
DEĞİŞEN AVRUPA : MARKANTALİST EKONOMİ VE TİCARET
• Markantalist kavramı ilk defa Adam Smit tarafından kullanılmıştır. Ticari sistem, sınırlayıcı sistem olarak kullanılsa da sadece ticari olarak değerlendirilmemelidir.
• Markantalist Ekonomi Politikası : Liman ürünlerin depolanacağı mekanlar inşa edilmiş, ithal ürünlerde uygulanan yüksek vergilendirme bazı ürün alımlarını doldurmuş, dış ülkeler ihracatı yapılacak ürünlerin yerel üretimleri teşvik edilmiştir. Bu politika hem milliyetçi, hem emperyalist hem de belli otoritelere üstünlük sağlayan bir sistem haline gelmiştir.
DEĞİŞEN AVRUPA : REFORM HAREKETLERİ
• Protestan Reform hareketlerini başlatan felsefe ve ilahiyat profesörü martin lutter’dir.
• Reform hareketleri Katolik kiliseye karşı dinde yenileşme hareketleri olarak da görülür.
• Bu hareketin en önemli nedenlerinden biri ise, burjuvazinin feodal güçlere, haliyle soylulara karşı balkaldırı eylemidir.
• Vergi ve kilise yönetimi altında ezilen halk, bu çağda haksızlığın akıldışı oluşumunu eğitimle kavramaya başlamış ve bu da sosyal bir başkaldırıyı doğurmuştur.
Karşı Reform Hareketler
• Trent Konsülünde alınan kararlarla başlayan bu süreç, otuzyıl savaşları ile son bulur.
Reform Hareketinin Etkili Düşünürleri :
• Jean Bodin : Fransız hukukçu ve siyaset felsefecisidir. Mutlak monarşiyi savunur.
• Thomas Hobbes : mutlak monarşiyi savunur.
18.YÜZYILA DOĞRU :
• Otuzyıl savaşlarını bitiren anlaşma Vestfalya Anlaşmasıdır.
Ünitenin Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Keşiflerin Sonuçları : Denizaşırı zengin topraklara sahip olma arzusu – Yeni ticaret yolları arayışı – Zengin olma hayalleri – Doğu dünyasının tanınması
• Deliliğe Övgü isimli eser Erarmusa aittir.
• Kapitalizmi hazırlayan nedenler arasında Reforma hareketleri vardır
• Rönesans la doğan perspektif tekniğe öncülük eden Sanatçı Masaccio dur.
• Kopernik ‘in teorisi Rönesans döneminin bilimsel devrimi olarak kabul edilir.
• Leonardo da Vinci : Mona Lisa Tablosu – Kayaların Meryemi – Son Akşam Yemeği – Mekanik ve Makine proje çizimleri planları isimli eserleri vardır.
• Michelangelo Buonarroti : Davut Heykeli – Pieta – Ademin Yaradılışı – Musa Heykeli – isimli eserleri vardır.
• Montaigne nin en ünlü eseri Denemelerdir
• Almanya da Reform hareketlerini Martin Lutter başlatmıştır.
• Machiavelli nin Prens isimli eseri Siyaset Bilimi içerisinde değerlendirilir.

 

Temel Bilgi Teknolojileri 2 – Ünite 4 Bilişim Hukuku ve Etiği Ders Notu

Ünite 4-
BİLİŞİM HUKUKU VE ETİĞİ
BİLİŞİM HUKUKU
• Bilgi saklama, erişim dizgeleri, bilginin işlenmesi, aktarılması ve kullanılması yöntemlerini, toplum ve insanlık yararı gözeterek inceleyen uygulamalı bilim dalıdır.
Bilişim :
• Bilişim kavramı Türkiye de ilk kez 1991 yılında 3575 Sayılı Kanunla T.C.K nun ikinci kitabına eklenen ‘ Bilişim Alanında Suçlar’ başlıklı ve 4 madde ile girmiştir.
Bilişim Suçlar :
• Bilişim Sistemine girme , Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri yok etme veya değiştirme, banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarını düzenlenmiştir.
Bilişim Sistemi :
• Bilişim sistemi, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağı veren manyetik sistemlerdir.
• 5237 Sayıl T.C.K nu ile Bilişim Alanındaki Suçlar başlığı taşıyan 10.bölümdeki düzenlemelerde ‘ Bilişim Sistemi ‘ terimi metnine girmiştir.
Bilişim Suçlarının Türleri :
• Bilgisayar, çevre birimleri, pos makineleri , cep telefonları, gibi her türlü teknolojinin kullanılması ile işlenen suçlardır.
• En çok rastlanan suç tipi, sistemin işleyişinin engellenmesi olarak ortaya çıkmaktadır.
FİKRİ HAKLAR VE BİLİŞİM HUKUKU
• Fikri haklar genellikle eser sahibinin hakları olarak görülmektedir.
• Fikri haklar, film yapımcıları, icracı sanatçılar gibi hem de sınai hakları örneğin patent endüstriyel tasarım gibi hakları ifade etmektedir. Emek ürünleri olarak da bilinebilir.
Fikri Haklar ve Gelişimi
• Fikri mülkiyet haklarını ifade etmek için, Fikri haklar, telif hakları, eser sahibinin hakları gibi terimler kullanılır.
• Fikri Mülkiyet Haklarının korumaya ve düzenlemeye yönelik çalışmalarda bulunan WIPO 1974 yılından itibaren Birleşmiş Milletler Örgütünün uzman bir kuruluşu olarak faaliyette bulunmaya başlamıştır.
Fikir ve Sanat Eserlerinin Çeşitleri
• İlim ve Edebiyat Eserleri :
• Musiki Eserleri :
• Güzel Sanatlar Eserleri :
• Sinema Eserleri :
İnternet ve Fikri Haklar
İnternette Yaşanan Hak İhlallerinin En önemli Sebepleri :
• Net’te eserler çok kolay çoğaltılabilmekte ve dağıtılabilmektedir
• Web sayfaları ya da içeriği ile ilgili korumanın sınır tam olarak bilinmemektedir.
• Teknolojik gelişmeler ile klasik eser tanımını zorlamaktadır.
• İnternetin hiçbir hukuki kişiliğe ya da kuruma ait olmayan bir yapıda bulunması
• Net’te fazladan yasal ya da teknik düzenlemelerle gelişiminin kısıtlanması istenmemektedir.
• Suç işleyenin tespiti zor yapılabilmektedir.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu göre bir şeyin Eser olabilmesi için Taşıması Gereken Özellikler :
• Fikri bir çabanın ürünü olması – Eser sahibinin hususiyetini taşıması – Şekillenmiş olması – Kanunda tanımlanmış olan eser türlerinden birine girmesi
Not: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, korunan eserlerin eser sahibinin haklarına tecavüz halinde yasal yaptırımlar öngörmektedir
KİŞİLİK HAKLARI VE BİLİŞİM HUKUKU
• Kişilik hakkı kişisel varlıklar üzerinde söz konusu olan şahsa bağlı bir mutlaktır.
• Kişinin onur ve saygınlığını toplum içinde ortadan kaldıran veya zedeleyen tüm saldırılar kişilik hakkına saldırı olarak kabul edilir.
• Kişilik hakkı, kişinin tüm korunan haklarının değerlerinin ve varlıklarının bütünüdür.
• Kişilik hakları kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir
• Kişisel Varlıklar ‘ iç kişisel varlıklar ve dış kişisel varlıklar olarak ikiye ayrılır .

İç Kişisel Varlıklar:
• Kişinin insan olmasıyla sahip olduğu varlıklardır. Vucüt yaşam sıhhat gibi
Dış Kişisel Varlıklar :
• Sosyal ilişkide bulunma hakkı olarak tanımlanır. Yani İsim meslek unvan gibi
Kişilik Hakkı ile İlgili Genel Bilgiler :
• Mar varlığı değil, kişisel varlık üzerindeki haklardır. Kişiye bağlıdır. Ondan ayrı düşünülemez. Doğumla birlikte başlar ölümle biter. Miras yoluyla geçmez. Başkasına devredilemez. Kural olarak vazgeçilemez. Zaman aşımına uğramaz. Bir borç için rehin edilemez. İflas masasına konu olamaz .Mutlar haklardır.Herkese karşı ileri sürülemez.
• Kişinin onur ve saygınlığını toplum içinde ortadan kaldıran veya zedeleyen tüm saldıralar ‘ Kişilik Haklarına ‘ saldırı olarak kabul edilir.
• Her hareket ve sövme fiilinin kişilik haklarına zarar verici nitelikte sayılabilmesi için fiilin mutlaka suç oluşturması zorunlu değildir.
Bilişim ve Kişilik Hakları :
• En önemli sorun kişilik haklarına internet aracılığıyla yapılan tecavüzdür.
IP adresi :
• internet ortamında web sitelerine ulaşmada ve birbirlerini ayırmada kullanılan elektronik bir adrestir.
Spam : İstenmeyen eposta olarak tanımlanır.
5651 SAYILI KANUN VE GETİRDİKLERİ :
Kanunun Amacı :
• İçerik sağlayıcı, erişim sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcılarının yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla, içerik yer ve erişim sağlayıcıları üzerindeki mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.
• Kişi İçeriğin yayından çıkarılmasını 2 gün içinde talep edebilir, içerik sağlayıcı bunu yerine getirmediği takdirde bu talebi reddetmiş sayılır. Kişi, Reddedilmiş sayılmasından 15 gün içinde yerleşim yeri sulh ceza mahkemesine başvurabilir. Hakim başvuru tarihinden itibaren 3 gün için de karara bağlamak zorundadır. Bu karara itiraz yolu açıktır
İçerik Sağlayıcı :
• İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek ve tüzel kişilerdir.
Yer Sağlayıcı :
• Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek ve tüzel kişilerdir.
Erişim Sağlayıcı :
• Kullanıcılarına internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü gerçek ve tüzel kişilerdir.
• Erişimin engellenmesi kararı , Soruşturma evresinde Hakim , Kovuşturma evresinde ise mahkeme tarafından karar verilir.
Soruşturma : C.M.Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir.
• Kovuşturma : İddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir.
Toplu Kullanım Sağlayıcıları :
• Kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlayan gerçek ve tüzel kişilerdir.
BİLİŞİM ETİĞİ :
• Bilişim etiğine, bilişim alanında uyulması gereken yazılı ve yazılı olmayan kurallar olarak tanımlanır.
• Türkiyede Bilişim Vakfı tarafından internette ileşitim kuralları yayımlanmıştır.
Web Sitesinde Yayınlanan Kurallar :
• Başkalarına karşı saygılı olma :
• Biçimsel Özen : Açık kimlik gizlenmemeli. Dil anlaşılır olmalı, özlü ve kısa iletiler kurmaya özen göstermeliyiz.
• İçerikle İlgili Özen :
• Öteki Konular : İyelik haklarını zedelememeye özen göstermeliyiz .

Ünite 1- Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Ram Belleğin bilgisayarlar için ‘ Bilgisayarda veri işlemeyi hızlandırması avantajdır .
• Anakarta doğrudan takılan bilgisiyar birimleri ( ekran kartı – Ram bellek – eternet Kartı – İşlemci dir ) Sabit disk bunlardan değildir
• Bilgisayar çıkış birimleri : Monitör , Yazıcı , Hopörler – Projektör dür ( Klavye bu çıkış birimleri içinde yer almaz .
• Basılı materyallerin sayısal ortama aktarılmasını sağlayan araç Tarayıcı ( Scanner ) dir .
• USB ile bilgisayara Fare, Web Cam, Yazıcı , Tarayıcı ile bağlanılabilir . Ekran ile bağlanılamaz
• 15 inc lik ekranın tanımı : ekranın bir köşegen uzunluğu 15 inctir.
Ünite 2- Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Marshal Mcluhan Küresel köy kavramını kullanmıştır.
Ünite 3- Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Çoklu ortam öğeleri : Metin – Ses – Grafik – Animasyondur ( Makale bunlardan değildir. )
• Video Çözücüler : Mpeg-4 ASP , Dirac – VC-I , xVid dir. ( MP4 bunlardan değildir )
• Bilgi Yönetim Sistemleri : Malzeme Kaynak Planlaması – Veri Madenciliği – Bilgisayar Destekli Eğitim – Karar Destek Sistemleri dir.
• HTML : Bir işletim sistemidir .
• MathType : Microsoft Office teki Eguation Editör rü profesyonel Versiyonudur.
• EndNote : Bibliyoğrafya ( kaynakça ) bir yazılımdır.
• Web tasarımı yapmak için Microsoft FrontPage proğramı kullanılır.
• Sanal Gerçeklik : Bilgisayarlar tarafından üç boyutlu olarak simüle edilen bir ortamdır.
• Bir robotun sahip olması gereken Özellikleri : Yapay olarak yapılmıştır – Öğrenebilirler – Proğramlanabilirler – algılayabilir ve Tepki verebilir
Ünite 4- Sonundaki Sorular ve Cevapları :
• Bilgisayarlardan faydalanmak üzere bilginin saklanması iletilmesi işlenerek bir konu haline getirilmesini konu alan akademik ve mesleki disiplene Bilişim denir.
• Bilişim kavramı ilk kez T.C.K na 1991 yılında girmiştir.
• Verileri toplayıp işledikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağı veren manyetik sistemlere Bilişim Sistemi denir.
• Bilişim Suçları : Yetkisiz erişim, Banka Kredi kartı dolandırıcılığı – Lisansız yazılım kullanma – Kişisel veriler ele geçirme dir
• Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girme ve orada kalmaya devam etmeye Bilişim Sistemine girme suçu olarak kabul edilir.
• Fikri haklar , yaratıcı faaliyet sonucu oluşan emek ürünüdür.
• Türkiye de fikri haklar Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır.
• Kişilik hakkı : Yaşam hakkı, Sağlık Hakkı, Özel Yaşam , Resim dir. ( İfade özgürlüğü kişilik hakkı içinde yer almaz )
• 5651 sayılı internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi hakkında kanun 2007 yılında kabul edilmiştir
• İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek ve tüzel kişilere İçerik Sağlayıcı denir.

Davranış Bilimleri 1 – ÜNİTE-1 SOSYOLOJİYE GİRİŞ VE YÖNTEMİ DERS NOTLARI

Sizlere SOSYOLOJİYE GİRİŞ VE YÖNTEMİ ünitesinin ders notunu paylaşacağız şimdi.Lütfen notlara göz attıktan sonra testlerede gözardı etmeyiniz.


Sosyoloji veya toplumbilimi insanların grup içi davranışlarının bilimsel çalışmasını yapan ve bireylerin belirli davranışlarda bulunmasını etkileyen toplumsal güçleri inceleyen bilim dalıdır.

Sosyoloji; insanların bütün ilişkilerini inceleyip, bu ilişkilerin nasıl yaratılıp korunduğunu ve değiştiğini analiz eden sosyal bilimdir. İnsan ve toplum davranışlarını bilimsel olarak inceler. Bilimsel bilgi birikimi, teori ve kanunlarla gelişecektir.

Bilimler 2’ye ayrılır.

1. Doğa Bilimleri:

* Fizik

* Biyoloji

* Kimya

Fizik, Biyoloji, olgular ve olaylar üzerinde yoğunlaşırlar.

2. Sosyal Bilimler:

* Psikoloji

* Sosyal Psikoloji

* Sosyoloji

* Tarih

İnsan davranışlarının farklı yönlerini ele alırlar.

Bilim adamları olayların nedenlerini ve bunun ortaya çıkardığı sonuçları Anlamak, Açıklamak, Yordamak amacıyla araştırma yaparlar.

Sosyologlar: verileri toplar, verileri analiz eder, gözlem ve deney yapar, kayıtlarını tutar ve sonuçta da kesin doğru bilgilere ulaşır. Sosyoloji diğer doğa bilimlerine göre az gelişmiştir. NEDENİ

* Uygulanış tarihinin yeni oluşu,

* İnsan davranışlarını incelemenin güçlüğüdür.

SOSYOLOJİNİN ALT DALLARI

1. Bilgi Sosyolojisi: Uygarlık, Kültür, Toplum, Sınıf, Grup tiplerine

göre öncelikli bilgi türlerinin ve bilimlerinin araştırılmasıdır.

2. Ekonomi Sosyolojisi: Teknoloji, Gelir dağılımı, Tüketim ve farklı*laşması, işbölümü, Ulusal düzeyde karar mekanizmaları ve yapısı konu*larıyla ilgilenir.

3. Sanayi Sosyolojisi: Örgüt sosyolojisi, Psikoloji, Sosyal psikolôji, iş idaresi, Ekonomi gibi birçok sosyal bilimin ve bu bilimlerin özel dallarından bir çoğunun çeşitli düzeylerde kurdukları ilişkileri kapsamakta ve toplumsal gerçeğin bir bütünlüğü açısından bunları toplum yapısına göreceli olarak bir sentez haline getirmeye çalışmaktadır.

4. Kent Sosyolojisi: Kentlerin oluşumu, kent yaşamının insan ve toplum üzerindeki etkisi, kentlerin doğurduğu sorunlar, Kentlerin yerleşim düzeni,

5. Köy Sosyolojisi:

6. Din Sosyolojisi:

7. Hukuk Sosyolojisi:

Hukuk; belirli bir toplumda birey grupların toplumsal ilişkileri ve eylemleri üzerinde normatif, emredici ve yaptırımcı bir etki yapar.

8. Siyaset Sosyolojisi: Devleti, onun kuruluş ve işleyişini inceler. Yönetme ve yönetilme olayının kurumsallaşma sürecini inceler. Top*lumların yapılarıyla siyasal rejimleri arasındaki ilişkileri inceleyerek bir siyasal rejim tipolojisine ulaşmaktadır.

9. Eğitim Sosyolojisi: Ülkenin nüfus yapısının özelliklerine uygun

bir eğitim planlamasına duyulan ihtiyaç konularıyla ilgilenir.

10. Uygulamalı ve Klinik Sosyolojisi:

Uygulamalı: bilgilerin günlük yaşamda kullanılmasıdır.

Klinik Sosyolojisi; Sosyologların değişime bizzat katılarak çözümler üretmesidir.

BİLİMSEL ARAŞTIRMA İLKELERİ

1. Nesnellik (Objektiflik):

Araştırmada,araştırmacının kişisel inançları, çıkarları, alışkanlıkları, beklentileri yer almamalıdır.

Bulgular olduğu gibi yer almalıdır. Buna Bilim Ahlakı denir.

Araştırmacılar kendi düşüncelerini, beklentilerini işe karıştır*mamalıdır.

· Araştırmacı kendi amaçlarını, alışkanlıklarını, inançlarım olduğu gibi açıkladıktan sonra değerlendirme yapmalıdır.

2. Doğruluk ve Tekrar:

Bilimde doğruluk; bilim adamının mutlak gerçeği göstermesi değil, ona mümkün olduğu kadar yaklaşmasıdır. Söylediğini en doğru, anlaşılır şekilde açıklamasıdır.

3. Basitlik ve Açı:

Araştırmada basitlik ve açıklık esas alınmalıdır.

Basitlik ve açıklığın temelinde kavramların açıklanmış olması, kullanılan kavramların diğer kavramlardan farklı olan yönlerinin ortaya konulması gerekir.

4. Sınırlılık: Böylelikle konuların karmaşıklığı önlenmiş olur.

BİLİMSEL YÖNTEMDE TAKİP EDİLMESİ GEREKEN AŞAMALAR

1. Sorunu Ortaya Koyup Tanımlamak

2. Konu ile İlgili Bilgi Toplamak

3. Hipotezi Formüle Etme

Hipotezin Sınanması: Olaylar arasında öngörülen ilişkilerin varlığının yada yokluğunun araştırılması demektir. Olaylar arasındaki ilişki kurmak ve olayları bir nedene bağlamak amacıyla tasarlanan önermedir.

Hipotezde 2 türlü’ değişken kullanılır.

1. Bağımlı Değişken: Bu bağımsız değişkene bağlı olarak değişir.

Davranış Bilimlerinde bağımlı değişken davranıştır.

2. Bağımsız Değişken: Diğerini etkileyerek esas neden olan değişken demektir. Hipotezi belirler. Davranış Bilimlerinde bağımsız değişken durumdur.

Sarhoş: Bağımsız Trafik Kazası: Bağımlı değişkendir.

4. Veri Toplama ve Verileri Analiz Etmek

a. Deney Tekniği: Yapay hazırlanmış bir durumdur.

b.Gözlem: Sosyolojide çok kullanılmaz. Doğa bilimlerinde kulla*

1. İnsanların grup içi davranışlarının bilimsel çalışmalarını yapan, top*lumsal güçleri İnceleyen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir

A) Sosyoloji B) Psikoloji

C) İnsanbilim D) Antropoloji

E) Kültürbilim

YANıT: A

2.Sosyoloji aşağıdaki soruların hangisine yanıt aramaz

A) İnsanlar neden bir aile kurmuşlardır

B) İnsanların neden tanrıya inanırlar

C) Niçin bazı insanlar fakirdir

D) Bireyin başarısını neler etkiler

E) Toplumu bir arada tutan kurallar nelerdir

YANIT: D

3.Aşağıdakilerden hangisi sosyal bilim değildir

A) Tarih B) Biyoloji

C) Psikoloji D) Antropoloji

E) Sosyoloji

YANIT: B

4.Sosyolojinin, teknoloji, gelir dağılımı ve tüketim ile işbölümü gibi konularla İlgilenen bölümüne ad verilir

A) Hukuk Sosyolojisi

B) Bilgi Sosyolojisi

C) Bilişim Sosyolojisi

D) Sanayi Sosyolojisi

E) Ekonomi Sosyolojisi

YANIT: E

5.Sosyolojinin yönetme ve yönetilme ile bunların kurumsallaşmasını inceleyen alt dalına ne denir

A) Bilgi Sosyolojisi

B) Sanayi Sosyolojisi

C) Siyaset Sosyolojisi

D) Hukuk Sosyolojisi

E) Kırsal Sosyoloji

YANIT: C

6.Sosyolojinin ABD’de üç aşamadan geçtiğini söyleyen düşünür kim*dir

A) Reitz-lazarsfeld

B) Comte

C) Spencer

D) Marx

E) Durkheim

YANIT: A

7.Aşağıdakilerden hangisi bir bilimsel araştırma ilkesi değildir

A) Hipotez oluşturma.

B) Basitlik ve açıklık

C) Sınırlılık

D) Nesnellik *

E) Doğruluk ve Tekrar

YANIT: A

8.Aşağıdakilerden hangisi bilimsel yöntemin aşamalarından biri değil*dir

A) Sorunu ortaya koymak

B) Bilgi toplamak

C) Tekrar

D) Hipotez oluşturmak

E) Sonuca ulaşmak

YANIT: C

9. Çizgifilm seyreden çocuklar, seyretmeyenlerden daha konuşkandır.” varsayımında bağımlı değişken aşağıdakilerden hangisidir

A) Çizgi film seyreden çocuklar

B) Seyretmeyenler

C) Konuşkanlık

D) Çocuklar

E) Çizgi1ilm

YANIT: C

10. Araştırmalarda bir ,ölçme aracının ölçmek istediğini doğru olarak ölçmesi olayına ne denir

A) Doğruluk

B) Nesnellik

C) Objektiflik

D) Güvenilirlik

E) Geçerlilik

YANIT: E